İleri geri köşe yazısı yazan bir kalemim olmaz benim. Gördüğümü hem sözel hem de yazı olarak yansıtmaktan da hiç çekince duymam.

Keskin ve net bir girişten sonra yaşadığım bir durumu yazmadan geçemeyeceğim. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin'i Adnan Menderes Bulvarı'nda gördüm. Meclis toplantısına katılmak için yürüyerek gitmeyi tercih etmiş. Çok yerinde ve doğal bir tavır aslında alışık olduğumuzun dışında. Çünkü halk makam sahiplerinin kimisinin kibirli ve uzak tutumlarından çok sıkıldı.

Başkan, tüm bulvar turu boyunca bütün Efelerli halkla hiç yorulmadan hiç sıkılmadan tüm içtenliğiyle tokalaştı. Tepkilere baktığımda karşılığı hiç abartmadan diyebilirim ki o kadar güzel ve samimiydi ki... Çok hasret kalınmış görüntülerdi. Gazetecilik kimliğimin dışında ben de bir halk olarak çok etkilendim. Makalemin girişinde de belirttiğim üzere doğru neyse odur bende. Makamın mutlak ki bir ağırlığı vardır fakat o makamda geçerlidir. İnsanlar böyle zor bir süreçten geçerken bir belediye başkanının bu kendini yansıtarak yarattığı atmosfer muhteşemdi

İşte tam da bu yüzden, yönetenlerle yönetilenler arasındaki mesafenin makamlarla değil, insanlıkla ölçüldüğüne inanıyorum. Bir selam, bir tokalaşma, içten bir gülümseme… Belki küçük gibi görünen bu davranışlar, aslında insanların gönlünde çok büyük karşılıklar buluyor.

Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in bulvarda sergilediği tavır, bana bir kez daha gösterdi ki halk, kendisinden uzak duran yöneticiler değil; kendisiyle aynı yolda yürüyen, gözünün içine bakarak konuşan, derdini dinleyen ve kendisini değerli hissettiren yöneticiler görmek istiyor.

Ve bazen bir belediye başkanının halkın arasında yürümesi, makam aracına binip geçmesinden çok daha fazlasını anlatır. Bazen bir tokalaşma, uzun uzun yapılan konuşmalardan daha güçlüdür. Bazen de samimiyet, siyasetin unuttuğu en önemli gerçeği hatırlatır:

“Halk, kendisini yönetenleri değil, kendisiyle birlikte yürüyenleri görmek istiyor”