Bir yandan dört bir yanımızı kuşatan işgalci devletler, bir yandan ayağında çarığıyla yarı aç savaşan yurt severler, diğer taraftan masa başında ülkeyi parçalamak için sinsilikleri bir türlü bitmeyen emperyalist kuşatmalar. Hesaplar işgalci devletlerin; Osmanlı’nın son dönemlerinden arta kalan Anadolu topraklarını paylaşmak, koskoca bir tarih geçmişi olan milletimizi esaret altına alıp asimilasyona uğratmaktı.
İşte Çanakkale destanı bu yüzden yazıldı.
Cumhuriyeti için büyük önem taşımaktadır. Dünya tarihine geçen bu savaşta İngiliz, Anzak ve Fransız kuvvetleri Gelibolu Yarımadasını geçemeyerek askerlerini tahliye etmek zorunda kalmıştı. Her siperde ayrı bir destan yazan Türk askerleri, düşman askerine karşı mücadele vererek, emperyalizme karşı dünya literatürüne geçen destansı bir savaş vermişti. İşte;
ÇANAKKALE ZAFERİ ANLAMI VE ÖNEMİ!
Çanakkale Savaşı veya Çanakkale Muharebeleri, I. Dünya Savaşı sırasında 1915–1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul'u zapt etmek suretiyle Almanya'nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.
Osmanlı İmparatorluğu, Almanya'nın Rusya'ya savaş ilan ettiği 1 Ağustos 1914'ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştır. Bu antlaşma, imparatorluğun eninde sonunda Almanya'nın ana gücünü oluşturduğu İttifak Devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamına gelmektedir. Enver Paşa, fiilen savaşa girmeyi, seferberliğin tamamlanmamış olması ve Çanakkale Boğazı savunmasının tamamlanmaması gibi gerekçelerle ertelemeye çalışmıştır. Ancak Almanya, bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürmüştür. Bu baskılar, Akdeniz'de Britanya donanması önünden çekilen Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul'a gelmesiyle bir oldu bitti ye getirilmişti. Daha sonra Osmanlı Donanması'na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz'e açılan bu gemiler, bir yandan dört bir yanımızı kuşatan işgalci devletler, bir yandan ayağında çarığıyla yarı aç savaşan yurt severler, diğer taraftan masa başında ülkeyi parçalamak için sinsilikleri bir türlü bitmeyen emperyalist kuşatmalar. Hesaplar işgalci devletlerin; Osmanlının tüm direncini yitiren küllerinden arta kalan Anadolu topraklarını paylaşmak, koskoca bir tarih geçmişi olan milletimizi esaret altına alıp asimilasyona uğratmaktı.
İşte Çanakkale destanı bu yüzden yazıldı.
27 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca, Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmiştir.
Birleşik Krallık Savaş Konseyi sekreteri Albay H