BAŞKAN ALICIK“NAZİLLİ YEREL SEÇİMLERDE TERCİHİNİ CUMHUR İTTİFAKINDAN YANA YAPMADIĞI İÇİN ÇOK ŞEY KAYBETTİ”

Türkiye’nin yeni bir siyasi sayfaya, milletçe özlediğimiz çağdaş ve refahın bol olduğu bir yaşamı yerelden yükselen siyasetle ulaşmak için açılacak yolun ufku ve ışığı olma adına tüm yüreğimizi ortaya koyduğumuz bu çalışmayı ve ildeki tüm siyasi parti başkanlarına yapacağımız çalışmaları siz değerli okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

BAŞKAN ALICIK“NAZİLLİ YEREL SEÇİMLERDE TERCİHİNİ CUMHUR İTTİFAKINDAN YANA YAPMADIĞI İÇİN ÇOK ŞEY KAYBETTİ”

ERDAL DEMİR: Değerli Yörük Efe okuyucuları ve takipçileri biz yine değerli bir makamdayız. MHP İl Başkanı Haluk Alıcık ile birlikteyiz. “Yerel Siyasetin Yükselen Sesleri” konulu röportajımızda Başkan Alıcık bizim üçüncü konuğumuz. Haluk Başkan benim çok eskiden tanıdığım, sevdiğim çok değerli bir şahsiyettir. Onunla siyaset konuşmak çok keyifli olacak. Öncelikle Başkan Haluk Alıcık ile ilgili ön açıklama yapmak istiyorum sizlere. “13 Temmuz 1966 tarihinde Nazilli’de dünyaya geliyor. 1988 yılında ise Devlet Hastanesi’nde göreve başlıyor. Nazilli Sağlık ve Meslek Lisesi Müdürlüğü yanı sıra Devlet Hastanesi’nin hastane bölümünü yaptırıyor. İki ayrı görevi başarıyla yürütüyor. 2007 Genel Seçimlerinde 5. Milletvekili adayı olan Alıcık 2009 Yerel Seçimleri için Çine 2070. Yıl Sağlık Meslek Lisesi’nde öğretmenlik yaparken, sonrası 2008 Nazilli Meslek Lisesi Öğretmenlik görevinden istifa ederek Nazilli Belediye Başkanı olma adına gündeme adaylığını koydu. Sonrasında ise Nazilli Belediye Başkanı olarak göreve başlıyor. 2014 yılında yapılan Yerel Seçimlerde yeniden aday oluyorsunuz ve ikinci döneme geçiyorsunuz. 2019 Yerel Seçimlerde Cumhur İttifakının Nazilli Belediye Başkanı ortak adayı olarak çıkıyorsunuz sahneye. Fakat arkasından 2019 yılında MHP Aydın İl Başkanlığına göreve getiriliyorsunuz. Bu hareketli bir süreç. Hem bürokrasi de hem de siyasette iki alanda hareket etmek çok önemli bir görev.

ERDAL DEMİR: Nazilli’de iki dönem belediye başkanlığı yaptınız. Bu dönem millet ittifakı, başkanlık dönemi, bugüne kadar yapılanları Nazilli için değerlendirir misiniz? Bu dönem Milet ittifakının başkanının Nazilli için neler yaptığını değerlendirir misiniz? Ayrıca Nazilli Belediye Başkanı ile Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın uyumlu bir şekilde çalıştığı söyleniyor. Beraberce yapılan bu hizmetlerin Nazilliler için yeterli olup olmadığını değerlendirmenizi istiyoruz. Bir de MHP Aydın İl Başkanı olarak yerel yönetimlerdeki tutarların ,Aydın Bölgesindeki sorunları doğru tespit eden işler yaptığını, Aydın’nın geleceğini ilgilendiren sorunlara eğilerek geleceğe yatırım yapıp yapmadıklarını değerlendirir misiniz?

HALUK ALICIK: Belediyeciliğin ana gayesi insana hizmettir. Ben 2009/2019 yılları arasında belediye başkanlığı yaptığım dönemdeki hizmetler ortada Nazilli’de. Ben Nazilli konusunda değerlendirme yaparken biraz daha dikkatli olmaya çalışıyorum. Nazilli yerel seçimlerde tercihini Cumhur İttifakından yana yapmadığı için çok şey kaybetti. Atatürk’ün Nazilli’de Sümerbank’ı açtığı zaman söylediği bir cümle var. “Bir gün Nazilli vilayet olacak” diyor. 160-170 bin nüfuslu bir ilçeden bahsediyoruz. Bu dönem Nazilli’deki üç projeyi hemen söyleyeyim size. İlki Sümer Üniversitesi. Sonrasında Margeçin ıslah projesi var. 25 trilyonluk proje olmuş olsaydı Nazilli batıya doğru kayıyor olurdu. Şehirleşme açısından Nazilli çok daha farklı olacaktı. Mesela şu anda hafif raylı sistemler var ve tek İzmir’de var. Sonuç olarak baktığımızda Nazilli kaybetmiş gibi gözüküyor. Samimiyetimle belirteyim ben arkadaşlarımızın başarılı olmasını isterim. Çünkü ben kısırdöngü içinde siyaset yapan biri değilim. Yapılan hizmetlere güzel diyebilen bir anlayışa sahibim. Örneğin biz Cumhur ittifakı olmadan Nazilli’ye baktığınızda iki tane çayın ıslahı var, Dandanaz Barajı’ndan içme suyu geliyor ki 2014’den sonra su işi bizim olmadığı halde ben kendim bizzat ilgilendim ve Nazilli için 100 yıllık su meselesini halletmiş olan bir projedir. Takibi olması gereken projelerden birisidir de ayrıca. Şu anda Nazilli’ye gelinen noktada ben düşüncemi söylesem taraf olduğum düşüncesi oluşabilir.

“BÜTÜKŞEHİR YASASI’NA KARŞIYIM”

 Nazilli ne kazanmış ve ne kaybetmiş noktasına bakalım. Ben oldum olası bu Büyükşehir Yasası’na karşıyım. İnşallah Büyükşehir Yasası’nda değişiklik olacak. Ben hemen şunu söylemek istiyorum. İlçe Belediyelerinin yetkisi bu kadar kısıtlanamaz. Hangi belediye olursa olsun. Siz Büyükşehir’in neler keseceğini yazmışsınız. Demişsiniz ki garaj Büyükşehir’de, mezbaha Büyükşehir’de, otobüs garajı Büyükşehir’de, İller Bankası’ndan yüzde 40 kesilecek demişsiniz ve İlçe Beledilerine bir tek imar kalmış.

ERDAL DEMİR: Şunu mu söylemek istiyorsunuz? Bugün bu kararlar hükümetin kararları. Yanlış bir karar mıydı?

HALUK ALICIK: Bütünşehir Yasası yanlış bir karardır. Bakın Büyükşehir demiyorum; Bütünşehir Yasası. Eskiden baktığınızda ilçe belediyeleri güçlüydü. Aydın’a baktığınızda Aydın Büyükşehir ile Bütünşehir olabilecek bir şehir mi? Ben bunu ilk yasa çıkarken bile söyledim. İlk defa dile getirdiğim bir durum değil. Şu anki yönetim tarzında kim olursa olsun hiç önemli değil. Uzun süredir hep aynı düşüncemi belirtiyorum.

ERDAL DEMİR: Fakat gelişen ve değişen bir durum yok.

HALUK ALICIK: Bakın ben size şunu belirteyim. Yerel Yönetim Yasası’nın bugüne kadar devreye girememesinin nedeni; Türkiye’de değişik olayların gündeme gelmesi. Benim belediye başkanlığı dönemimden sonraki 2016’dan bu yana herkesin söylediğini ben yasa çıkmadan önce de söylemiştim. Bu noktada ilçelerin hizmet etme anlamında çok yetkileri yok. Büyükşehir Belediye Başkanları Türkiye’nin neresinde olursa olsun kendilerini ne zannediyorlar biliyor musunuz? Kendilerini bakanla ile başbakanın ortasında görüyorlar.

ERDAL DEMİR: İddialı bir söz bu…

HALUK ALICIK: Bu bir gerçek. Ben seçilmiş bir adamım. Vatandaş bana oy vermiş. Sen bir yasa çıkarıyorsun. İkimizde belediye başkanıyız ama sen Bütünşehir belediye başkanısın. Çıkıyorsun ve istersen Nazilli’yi hiç görmüyorsun. Hiçbir şey yapmayıp biz belediye başkanıyla anlamıyoruz diyorsun. Böyle bir şey olamaz. Ben iki dönem belediye başkanlığı yaptım. Bakın belediye başkanı bir kanun yapamaz. Onun dışında belediye başkanı istediği her şeyi yapar. Yeter ki istesin. Mesela Cemevlerinin devlet bütçesinden para aktarımı var mıydı? Ve ben bunu yaptım. İsterseniz yaparsınız.

“AYDIN’DA SİYASİ MEKANİZMA İKTİDAR KARŞITI OLARAK OLUŞMUŞ VAZİYETTE”

Aydın’da gösterilen trafik nedir? Aydın’da siyasi mekanizma iktidar karşıtı olarak oluşmuş vaziyette. Aydın’da yerel yönetimlerdeki hizmetiniz hiç önemli değil. İnsanlar rozete bakıyorlar. Böyle bir belediyecilik anlayışı olabilir mi? Bana deniyor ki “Mustafa Savaş’a oy vermeyen bana oy vermesin” dediniz ve ondan kaybettiniz. Ben bir daha söylüyorum; ben belediye başkanlığını çok severek yapan biriyim. Biz hizmet için varız. Kesemizi doldurmak için belediye başkanlığı yapmadık. Ben Türk Milliyetçisiyim. Benim yaptığım köprülerde orda, yaptığım camilerde orda, yaptığım cemevleri de orda, yaptığım taziye evleri de orda ve ben toplumun bütün kesimini kucaklamışım. İnsanlar da hala beni kucaklıyor.

Şimdi sorunuza gelelim Büyükşehir ile Nazilli Belediyelerinin uyumuna… Allah aşkına Özlem Hanım desin ki Haluk Alıcık ile muhalefet yaptık 2014’de. Ben kavga etmeyen ve kavgayı sevmeyen bir adamım. Ne kavga etmesini bilirim ne de kavgadan medet umarım. Bizim Büyükşehir ile 2014 yılımda bir tane kavgamız yok. Bizim kavgamız sadece şehrimiz ile ilgili. Ben mesela bütünşehir olduktan sonra garajını vermeyen tek belediye başkanıyım.

Seçimde en çok bana dediler ki Haluk Alıcık köylerinin mallarını sattı. Allah için Nazilli’de bir araştırın. Hiç vermediğiniz dediğiniz köye dört yüz bin hizmet vermişiz. Ben kalkıp da Bütünşehir Yasası’ndan dolayı zeytin, incir bahçelerine nasıl bakacağım. Keşke bu yasa olmasaydı. Köylere biz hizmet etmiş olsaydık. Parasını biz almış olsaydık. Biz de hizmet etmiş olsaydık. Mesela Nazilli’de bunun siyaseti yapıldığında bir Sümerpak, bir garaj…. Bunlar Nazilli’nin göz bebeğidir ve hepsi Büyükşehir’e gitti. Özlem Hanım,  Nazilli’nin evladı esasında. Hadi diyelim Haluk Alıcık ile anlaşamadı. Kürşat Engin Özcan’a elini kaldırdı. Elinizi kaldırdığınız zaman ne yapmanız lazım. Sahiplenmeniz lazım. Ben olsaydım ÖZLEM Hanım’ın yerinde, Nazilli’de doğmuş büyümüş ve hayatını Nazilli’de geçirmiş biri olarak buraya daha farklı bakardım.

“2022’de Nazilli bir il olabilir.”

Tekrar söylüyorum; yerel yönetimler böyle gitmez. Şu anda yerel yönetimlerin hepsi batıyor. Bir bakın bakalım kaç tane belediye vergisini ödeyebiliyor, kaç tane belediye işçinin ssk’sını ödeyebiliyor, kaç tane belediye borçsuz. Ben mesela 2009 yılında belediye başkanı olduğumda hiç borçlu olarak almadım. Ben dünyanın hizmetini yaptım, hiç kimseye borcum yoktu 2014 yılında. Dahası devletin yapması gereken şeyleri ben yaptım. Fen Lisesi yaptım, Sağlık Meslek Lisesi yaptım, Huzur evi yaptım, Ağız diş sağlığı yaptım, mobesaları yaptım, köprüleri yaptım, bütün okulların tadilatları benden geçmiştir. Camileri yaptım. Belediyecilik olarak bakarsanız bunları yapmayabilirsiniz. Ama yapmışım niye çünkü o çocuklar eğitim görüyor, o zaman ki Milli Eğitim Bakanı’nın yanına gittik. Biz yurdu yapalım Haluk Alıcık ise Fen Lisesi’ni yapsın dediler ve ben de yaparım dedim. Bir daha söylüyorum; şu an Büyükşehir Yasası değişsin, ben iddialı bir şey söylüyorum. 2022’de mesela Nazilli bir il olabilir. Çünkü Sayın Genel Başkanımızın 2014 yılında kongrede söylediği bir şey var” TC’nin 100. Yılında bin tane ilçe 120 tane ile bölgesinde süper güç, dünyada itibarı olan devletlerden biri olacak” diyor Yaşayacak Türkiye. Çok şükür 50 yıllı mazimizde ne söylediysek yerine getirdik. Belediye başkanlığı benim için çok önemli ve ben yıllarca bu görevi severek yaptım. Yılda 1500 tane cemiyete gittim her sene; seçim için mi hayır…. Garibe de giderim; zengine de giderim. Garibin de hiçbir cenazesini atlamam; mutlaka giderim. Böyle yapılır belediye başkanlığı. Şimdi Aydın’a baktığınız zaman, Aydın çok şehir modunda değil. Ben geçenlerde esnaf ile ilgili bir söylemde bulundum. Gündem oldu ve çok farklı yerlere gitti. Böyle bir belediyecilik anlayışı olabilir mi? Esnafın dostu Büyükşehir deniyor ve her gün gazetelerde haberi çıkıyor. Geçen gün Esnaf Odasına gittim. Dedim ki arkadaşlar ne oldu ne dediniz ne oldu? Hiçbir şey yok ve iki tane örnek verdim onlara. Bir tanesi Merkez Efendi Denizli CHP’li belediye. Bir tanesi Ak Partili büyükşehir belediyesi. Büyükşehir Belediyesi esnafa bir defaya mahsus bin 500 TL vermiş. Demiş ki yüzde doksan su parasını ucuzlatacağım. Kendi dükkanlarımdan kira almayacağım demiş. Merkez Efendi Belediyesi bin 250 lira almış. Biz bunu önerge olarak verdik meclise ve Özlem Hanım’ın söylediği şey,” Devlet yardım etmedi mi; bize mi kaldınız” diyor. Sonrasında da red oyu. Neticede Yerel Yönetimler Yasası muhakkak değişmeli. İlçe belediye başkanlarının da önü açılmalı ve 2022 yılında da bunu bu değişimi görürsünüz. Çünkü ben bununla ilgili çalışmaların yapıldığını biliyorum. Zaten baktığımızda bu yasa değişikliğini CHP’li belediyeler de istiyor. Belediyeler batıyor; bunun CHP’lisi, AK Parti’lisi yok. Allah bütün ilçe belediyelerimizin yar ve yardımcısı olsun. Kısacası Yerel Yönetimler Yasası muhakkak değişmeli ve yakında değişecek.

ERDAL DEMİR: Teşkilatınızın örgütlenme sürecini, olası bir erken seçim ya da 2023’e 2024 seçimlerini hazırlayacak bir program başlatıldı mı; ya da öyle bir program varsa bu program ile ilgili projeleriniz nedir? Erken bir soru mu oldu sizce?

“MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ OLARAK BİZ SAHADAYIZ”

HALUK ALICIK: Yok hayır kesinlikle.. Sayın Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli İl başkanlığına bizi uygun gördü ve seçildik.  Eğer ki siz seçimden seçime çalışırsanız kaybedenler arasında olursunuz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz sahadayız. Ben Aydın’ın ilçelerini 10 defa turlamışımdır. Ben halkın arasında dolaşırken vatandaş diyor ki bana başkanım seçim mi var? Öyle bir şey yok. Ben herkesin kapısını çalıyorum. Benim bir sloganım var ”Sıkmadık el; çalmadık kapı bırakmayacağız” Her yeri karış karış dolaşıyorum, belki basına yansıyor ya da yansımıyor. Benim için önemli olan ikili ilişkilerde o insandan ne aldığın. Şu an sokakta olmak önemli değil mi; herkes çıkabilir mi sokağa. Biz MHP olarak Türkiye’de 81 ilde kadın kolları, gençlik kolları olarak çok güçlü bir teşkilata sahibiz. Biz her zaman hazırlıklıyız.

ERDAL DEMİR: Sosyal belediyecilik anlamında çok güzel şeyler söylediniz ve şimdi de siyaseti konuşuyoruz. Bir çok yere gidip her tarafa ulaştığınızı söylüyorsunuz. Peki bu süreçte ne tür şikayetler alıyorsunuz?

HALUK ALICIK: Bizim Aydın Bölgesi’nde şikayet edilen konular; Tedaş ve Türk Telekom. Biz de Ak Parti İl başkanı Ömer Bey ile istişarelerimizde bu konuları konuşuyoruz. Ülke genelinde ise ekonomi ve salgın konuları konuşuluyor. Türkiye bir salgın dönemi yaşadı ve tabi ki dünya da öyle. Türkiye  bu salgın döneminde hastasına bedava bakabiliyor, günde 1,5 milyon insanı aşılayabiliyor. Dış ülkelere baktığınızda Amerika, Fransa’ya gelen maskeye el koyuyor. Siz aynı Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nda yaptığı gibi Halk Eğitim Merkezleri maske üretiyor, Endüstri Meslek Liseleriniz dezenfektan üretiyor.

ERDAL DEMİR: Peki o ülkelerle, bizim ekonomimizi kıyaslamaya kalkarsak bunu nasıl değerlendirirsiniz?

HALUK ALICIK: Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak çok güçlü bir ülkeyiz. Bugün baktığınızda Amerika’nın ekonomisi çok mu parlak. Ben bir Türk Milliyetçisi ve bir bozkurt olarak ki esareti kabul etmeyen Atatürk’te bir bozkurttur. Biz Amerikan mandasını kabul etmiyoruz diyerek Kurtuluş Savaşı’nı yaptı. Bunları ben  sadece hükümet ortağı olarak değil; Haluk Alıcık olarak konuşuyorum. Türkiye büyüyen bir Türkiye’dir. Türkiye’nin bu dönemde pardon deme şansı yok ki 2023’te Cumhuriyet’in 100. Yılında. Biz bunları hep sokakta çalışıyoruz. Alt yapısı ve milli sermayesiyle her şekilde bu duruma müsait. Bakın ülkemiz askeri alanda, yüzde 20’sini kendisi yapıyorken, şimdi ise yüzde seksene çıkmışsınız. Silahlarımızı üretiyoruz. Ukrayna’ya silah satıyoruz. Tekrar söylüyorum. Türkiye’nin pardon deme şansı yok. Bugün paramızı bulabiliriz, bugün Suriye, bugün Irak, bugün Mısır’da gelinen noktaya bak şu an namusları yok; ülkelerin namusu kalmamış. Siz nasıl bir ülkede yaşadığınızın farkında mısınız?  Burası Türkiye Cumhuriyeti ve  aslan gibi bir ülke. Olaya bu açıdan bakmak lazım.

ERDAL DEMİR: O konudan bahsedeceğiz başkanım. Daha farklı değineceğiz bu konuya. Ben öncelikle şunu sormak istiyorum. Milliyetçi Hareket Partisi, kendi projelerinde yani tüzükle ilgili ve yapacakları siyasi manevralar ile ilgili iddialı laflar var; bir tarafımız Rusya, bir tarafta Amerika olacak ve biz her iki kanadımızla yürüyeceğiz. Bunlar çok iddialı söylemler. Hemen soruyorum; MHP bugün iktidar partisi olsaydı bugünkü ittifaktan daha başarılı işler yapar mıydı?

“BİZ TÜRKİYE YÖNETİMİNE TALİBİZ; BİZ AYDIN’A TALİBİZ”

HALUK ALICIK: Biz zaten iktidar olmak isteyen bir partiyiz. Bizim Genel Başkanımız ne diyor”2023 yılında Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır” Biz 52 yıllık geçmişi olan bir partiyiz. Bir parti hiç iktidar olmayacağım diye yola çıkabilir mi? Biz Türkiye yönetimine talibiz. Biz Türkiye için her şeyi yaparız. Bugün Cumhur İttifakında olmamızdaki en büyük neden bu değil mi! Bakın Doğu Perinçek’te Cumhur İttifakı’nı destekliyor. Siz zannediyor musunuz ki bu insanlar her noktada fikir olarak uyuşuyorlar. Ama bir tane Türkiye var. Geçenlerde Meral Akşener’e güldüm. Diyor ki ben Başbakan adayıyım. MHP’’de siyaset yapmış biri olarak, bu parti küçük hesapların partisi değil. Sen bugün Cumhurbaşkanlığı’na talip ol. Biz Türkiye’ye talibiz derken biz bu ülkeyi yöneteceğiz diyorduk. Biz bu ülkülerle büyüdük. Bunlar bizden hiçbir şey öğrenmemişler. Biz her yerdeyiz ve MHP’den siyaseten korksun insanlar. Biz Aydın’a talibiz. Hedefimiz bu.

ERDAL DEMİR: İl Başkanlığınızda yeni eğitim yılında yurt sorunu için başvuran öğrenci ya da ailelerin yoğunlukta olduğunu düşünüyoruz. Bu başvurular ile ilgili çözüm arayışlarınızdan bahseder misini? İkinci olarak Aydın Bölgesi’nde işsizlik, esnafın pandemi öncesi ve sonrası sorunları, tarımın, çiftçinin ve kuraklık ile ilgili çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

HALUK ALICIK: Kuraklıkla ilgili başlarsak benim DSİ Müdürlüğü ile görüşmelerim sürüyor  ve Türkiye kapalı sisteme geçiyor. Daha düne kadar baktığımız zaman bu sular aktı gitti. Şimdi küresel iklim değişikliklerinden bahsediliyor. Mesela bugüne baktığımızda dün bir Kemer Barajı vardı, bugünse Adıgüzel Barajı var, Dandanaz Barajı var. Devlet göletler yapıyor. Şimdi mesela hükümetimiz bu ara artezyen çakmasına izin verdi. Fakat bu bence kalıcı bir çözüm değil. Çünkü yeraltı suları bitirirsek ülke olarak sıkıntıya gireriz. Bununla ilgili çalışmalar var; yapılıyor da ben de iyi biliyorum.

Diğer sorunuzla ilgili ise MHP Aydın İl başkanı olarak, 81 ilde her arkadaşımızın yurtla ilgili problemlerini çözmeye çalışıyoruz ve çözüyoruz da. Diyeceksiniz ki nasıl çözüyorsunuz? Şimdi şu örneği vermek istiyorum. Pandemi sürecine girdik, başlandı aşı yok, nerede bu aşılar, niye aşı alamıyoruz. Şimdi aşı alıyoruz. Aşı yapın diyoruz. Bir tanesi diyor ki beni cipliycekler bir tanesi de beni şifreleyecekler diyor. Ben mesela Çin aşısı yaptırdım. Şeker ve tansiyon hastasıyım.  Çin aşısı bizim bildiğimiz aşı. Allah’a şükür Eylül ya da Ekim ayında Türkiye aşısı çıkıyor. Dünyaya bakın yüz tane ülke aşıyla tanışmamış henüz. Artık ufak ağızla siyaset yapılmaması lazım.

Şimdi Üniversite öncesi Katarlılara yer açmak için üniversite soruları zor soruldu deniyor. Benim kızımda girdi bu sınava. Bu çocukların beynini yıkamaya gerek var mı? Bu çocukların beyninde Türkiye düşmanlığı yaratmaya gerek var mı? Gerek yok. Mesela geçenlerde Nazilli’de altı tane öğrenci boykot yapıyor. Erkeklerin zaten yurt problemi yok. Ben zaten yaptırdım 500 kişilik duruyor. Tabi ki böyle bir mesele var mı; Büyükşehirlerde var. İstanbul, Ankara, İzmir’de yaşanıyor. Varsa arkadaşlarımızdan sıkıntıda olan gelsinler ben onlara yardımcı olurum.

ERDAL DEMİR: Açılmakta olan bir yurt var ve o yurt gecikti. Gecikmesine de neden net söylüyorum. Bürokrasideki hantallık ve o hantallığa neden olan da tedaşın kendisi. Tedaş’ın oraya elektrik vermekten uzak durması, bunu riskli olarak görüyor tabi ki mevzuat onu bağlıyor. Bu çok önemli bir iddiaydı. Devlette hantallığı kaldıracağız, devlette bürokrasiyi daha pratik duruma geçireceğiz. Bu koca yıllar geçtikten sonra Tedaş’ın mevzuata uymak zorundayım ve ben bunu veremem demesi bir sorunun önünü tıkamak değil midir?

HALUK ALICIK: Ben bunu not alacağım ve en azından nedenlerini öğrenelim ve ona göre hareket edelim. İkincisi zaten Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bu hantallığı ortadan kaldırmak için var. Halen iktidar olabilirsiniz ama Türkiye memurların, müsteşarların, genel müdürlüklerin, bürokrasinin yönetildiği bir ülkeydi ve halen öyle. Mesela konuşmanın başında size belirttim. Aydın’ın iki sorunu var dedim. Tedaş ve Telekom sorunu. Türk Telekom’u yaşadık işte. Çocuklarımız evde eğitim alıyor, ama internet ile ilgili sıkıntı var. Öbür taraftan adam borcunu ödemiş, bir hafta sonra elektriği açılıyor adamın. Bakın her şey güzel ya da doğru oluyor demiyorum; tabi ki eleştireceğiz, tabi ki yanlışlarımızı göreceğiz. Devletimiz, hükümetimiz zaten her yerde yeterli yurt  var demiyor ki. Ama biz diyor ki standartların daha üstünde yurtlar yapıyoruz. Halen daha yapılıyor; ama bir gerçek de var. Geçek hem üniversitelerimizin sayısı artıyor, hem de çocuklarımız mezun oluyor ve daha üst mertebelere gelmek istiyor. Sonrasında da bir yığılma oluyor.

Pandemi ve pandemi sürecinde esnaf mağduriyeti var diyorsunuz; esnaf tabi ki mağdur. Yalnız şu var biz şükür etmesini bilmeyen bir toplum olduğumuz sürece kaybederiz. Tabi ki üreteceğiz. Üretken bir toplum olacağız.

ERDAL DEMİR: Şükürden kastınız nedir başkanım?

HALUK ALICIK: Varken bile yok deniliyor. Sonrasında ne oluyor; olmayacak şeyler başımıza geliyor. Biz eskiden dükkanda ki ben esnaf çocuğuyum, dükkanın önüne sandalye bırakır cumaya giderdik. Şimdi her şeyi unutmaya başladık. Olan yok diyor, olan da yok diyorsa, gariban zaten isteyemez senden.

ERDAL DEMİR: Başta ekonomi olmak üzere eğitim ve bitmeyen sorunlar, halkın alım gücünün düşmesi, yüz yüze eğitim için nasıl bir çözüm üretme gayretiniz var. Ayrıca hükümet olma süresinde altı ayrı eğitim müfredatı uygulaması, onlarca ekonomik tedbir paketleri bu sorunların üstesinde henüz gelmiş değil. Kısacası Ulusal bir eğitim programımız yok hepsine bakıldığında Meclisin içinde bu sorunlar çözülürse daha mı iyi olur ve sistemin içinde onu geliştirebilir miyiz?

“BİR MİLYON ESNAFTAN VERGİ ALINMAYACAK”

HALUK ALICIK: Cumhurbaşkanı diyor ki vatandaş bana Cumhurun yetkisini vermiş, mesela önümüzdeki günlerde esnafla ilgili bir paket geliyor. Bir milyon tane küçük  esnaftan vergi alınmayacak. Global bir dünyada yaşıyoruz. Dünya değişiyor. Tabi ki Sağlık politikası ve Eğitim politikası değişmemeli. Bunlar tabi ki oluyor; olmuyor dersek yalan olur. Günümüzün şartlarına kendimizi uydurmaya çalışıyoruz. Ben zaten bu eğitim sisteminde sendikalaşmaya vb. her şeye karşıyım. Bizim Ulusal bir eğitim sistemimiz var. Kısacası her şeyin tek çaresi biziz.

ERDAL DEMİR: Türkiye’de gerek ekonomik ve gerekse Anadolu Kültürü asimilasyonu söz konusu. Türkiye’ye kontrolsüz ve elini kolunu sallayarak sınırdan gelen bir sığınmacı akımı var. Bizim Anadolu kültürümüzde evet sığınana sahip çıkarız. Bu oradan çıktı hem ekonomimizi sıkıntıya sokacak bir noktaya getirdi. MHP’nin bu duruma  Ulusal bir plan geliştirme noktasında bir eylemi var mı?

HALUK ALICIK: Bir dönem Esat neydi?

ERDAL DEMİR: Oradaki siyasete göre eleştirdiğimiz biriydi.

HALUK ALICIK: Bir dönem belki sınır komşumuz diye karşıladık. İyi ilişkilerimiz oldu. Bu dönem ise marjinal yaklaşımlarından dolayı, dış güçlerin de etkisiyle Türkiye’ye düşman hareketiyle bakılıyor. Biz ne yapıyoruz. Esat’ın zulmünden kaçan insanlara kucak açmışız ve tarihimizin her döneminde var zaten bu. Geçen gün Kılıçdaroğlu’nun bir sözü vardı.” Biz iktidar olursak Suriyeli göçmenleri göndereceğiz, Esat ile görüşmeye hazırız” Ne oldu peki Ak Parti Esat ile görüşmeye kalktığında dünyanın lafını söylüyordun.

Şimdi sığınmacılar konusuna getireceğim. Avrupa ülkeleri kabul etmiyor. Yunanlılar kabul etmiyor. Cumhurbaşkanları almayacağım diyor Afganları. Bende istiyorum tabi ki Suriye sınırlarını güvence altına alsın ve buradaki vatandaşlarımız, gitsin. Biz ne zamana kadar bakacağız. Ama bunun yanında çok enteresan bir şey söyleyeyim size . Geçenlerde çiftlikleri dolaşıyorum. Diyorlar ki Afganlar buranın vatandaşı mı? Adamlar çalışıyorlar. Mesela Buharkent’te Avrupa’nın en büyük kablo fabrikası var, adamlar servis koyuyor, Kuyucak’ta Çağdaş Cam var. Adamlar servis koyuyor, çalışan insan bulamıyorlar. Tabi ki biz o insanların güvenliğini sağladıktan sonra kendileri gitsinler.

ERDAL DEMİR: Son zamanlarda Ulusal Politikalar ve İş Güvenliği tartışmaları çok fazla konuşulmakta ve gündemde. MHP Millet ve Devletimizin beka sorununa çok yakın olan bu kavramlara bir çalışma programı hazırlığı içerisinde midir?

HALUK ALICIK: Sayın Genel Başkanımızın yapısına, kişiliğine, devlet adamlığına ve duruşuna bir bakmak lazım. Şimdi birileri diyor ki siz iktidarsınız, biz de diyoruz ki biz iktidar değiliz.  Biz Türkiye’nin bekası konusunda Cumhur İttifakı ile beraberiz. Bizim bakanlığımız yok. Biz Türkiye için destekliyoruz. Kısacası koşturuyoruz biz, sokaktayız biz er yerdeyiz.

Güncelleme Tarihi: 03 Ekim 2021, 15:44

Selva Demirci

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER