20 Haziran YKS bitti. Asıl sınav şimdi başlıyor!

Sınav kolay mı zor muydu? Boş ver: Gelecek belli değil

“20 Haziran 2026’da yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ardından sosyal medyada ve kamuoyunda sınavın kolay mı zor mu olduğu tartışılmaktadır. Oysa Türkiye’nin temel eğitim sorunu sınavın zorluk derecesi değil, milyonlarca öğrenciyi eşitsiz koşullarda yarıştıran eğitim sistemidir.

YKS’nin ardından her yıl olduğu gibi bu yıl da soru zorlukları, net hesapları ve sıralama tahminleri konuşulmaktadır. Ancak sınav sonuçları açıklanmadan yapılacak değerlendirmelerin önemli bir kısmı spekülasyondan öteye geçmeyecektir. Asıl üzerinde durulması gereken konu ise eğitim sisteminin gençlerimize nasıl bir gelecek sunduğudur.

Son yıllarda yükseköğretim sistemi ciddi bir değer kaybı yaşamaktadır. Geçtiğimiz yıl çok sayıda vakıf üniversitesinin kontenjanları boş kalmış, birçok devlet üniversitesinde kontenjan azaltıcına gidilmiş, bazı bölümler ise öğrenci yetersizliği nedeniyle kapanma noktasına gelmiştir. Bu tablo, yükseköğretimde plansızlığın ve eğitim politikalarındaki yanlış tercihlerin bir sonucudur.

Daha da önemlisi, üniversite diploması gençler açısından artık güçlü bir gelecek güvencesi olmaktan çıkarılmıştır. Üniversiteyi bitiren gençler işsizlikle karşı karşıya kalmakta; kamuya girişte mülakat, torpil ve liyakatsizlik uygulamaları emek veren gençlerin umutlarını kırmaktadır. Gençler artık sınavdan çok, mezun olduklarında hak ettikleri işe ulaşabilecek olup olmadıklarını düşünmektedir.

Bugün birçok genç üniversiteyi bir kariyer basamağı olarak değil, işsizliği birkaç yıl erteleyen bir süreç olarak görmektedir. Bu durum yalnızca eğitim sisteminin değil, ülkenin istihdam ve gelecek politikalarının da iflas ettiğini göstermektedir.

Öte yandan aynı sınava giren öğrenciler arasında başlangıç koşulları eşit değildir. Bir öğrencinin özel okul, kurs, özel ders ve her türlü eğitim olanağına erişimi varken; başka bir öğrenci yoksulluk, yetersiz okul olanakları ve bölgesel eşitsizlikler içinde eğitim yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Bu nedenle mesele yalnızca öğrencilerin performansı değil, eğitime hangi koşullarda erişebildikleridir.

Yüz binlerce aile ağır ekonomik koşullar altında çocuklarını okutmaya çalışırken, Milli Eğitim Bakanlığı eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak yerine eğitimi piyasalaştıran uygulamaları sürdürmektedir. Çocuklarımızın başarılarını yalnızca sınav sonuçlarıyla ölçen anlayış, eğitimdeki derin eşitsizlikleri görmezden gelmektedir.

Bugün gençlerimiz sınavın zor ya da kolay olmasını değil; üniversiteyi bitirdiklerinde iş bulup bulamayacaklarını, emeklerinin karşılığını alıp alamayacaklarını ve nasıl bir ülkede yaşayacaklarını düşünmektedir. Türkiye’nin temel sorunu YKS sorularının zorluğu değil, gençlerin geleceğe olan inancının her geçen gün zayıflatılmasıdır.

Bizler, yani eğitimde eşitlilik ilkesini savunanlar; her çocuğun ve her gencin nitelikli eğitime erişebildiği, üniversite diplomasının değer gördüğü, kamu istihdamında liyakatin esas alındığı, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye için mücadelemizi sürdürüyoruz.

Nazilli Lisesi Erasmus+ projesini başarıyla tamamladı
Nazilli Lisesi Erasmus+ projesini başarıyla tamamladı
İçeriği Görüntüle

Sevgili gençler;

Sınav sonuçları ne olursa olsun, sizler bu ülkenin umudu ve geleceğisiniz. Bir sınav sonucu sizin değerinizi belirlemez. Başarınızı yalnızca puanlarla ölçen anlayışa teslim olmayın. Sizler, her çocuğun ve her gencin nitelikli eğitime erişebildiği, üniversite diplomasının değer gördüğü, liyakatin esas alındığı bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceksiniz!

Sizler umudunuzu karartmayacaksınız!

Geleceğiniz aydınlık yarınlardadır.