Türkiye'nin birçok bölgesinde son yıllarda hız kazanan yapılaşma, yalnızca kent merkezlerini değil, kırsal alanları, dağ yamaçlarını, orman sınırlarını ve tarım arazilerini de etkisi altına aldı. Bir zamanlar doğal güzellikleriyle dikkat çeken bölgelerde art arda yükselen konutlar, çevreciler ve şehir plancıları tarafından endişeyle takip ediliyor.

Özellikle pandemi sonrası kırsal yaşamın daha fazla tercih edilmesi, yazlık konut talebinin artması ve yatırım amaçlı gayrimenkul alımları, doğal alanlardaki yapılaşmayı önemli ölçüde hızlandırdı. Dağ yamaçları, yaylalar, zeytinlikler ve tarım arazilerinde artan inşaat faaliyetleri, doğal peyzajın değişmesine ve yeşil alanların giderek azalmasına neden oluyor.

Uzmanlar, plansız ve kontrolsüz yapılaşmanın yalnızca doğal yaşamı değil, tarımsal üretimi, su kaynaklarını ve ekolojik dengeyi de olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Verimli tarım arazilerinin betonlaşmasının gıda güvenliği açısından uzun vadede ciddi riskler oluşturabileceği belirtilirken, doğal alanların kaybedilmesinin iklim değişikliğinin etkilerini daha da artırabileceği ifade ediliyor.

Çevre bilimciler, son yıllarda artış gösteren orman yangınları, kuraklık, aşırı sıcaklar ve ani sel olaylarının, doğanın dengesinin korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor. Bu nedenle yeni yapılaşmaların bilimsel veriler ışığında, çevreyi ve doğal kaynakları koruyacak planlamalar doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Şehir plancıları ise sürdürülebilir kentleşmenin önemine dikkat çekerek, konut ihtiyacının karşılanmasının doğal alanların tahrip edilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, büyüyen şehirlerle birlikte yeşil alanların korunması, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasının önlenmesi ve çevreye duyarlı imar politikalarının uygulanması, gelecek nesiller için yaşanabilir bir çevrenin en önemli güvenceleri arasında yer alıyor.

Aynı bölgede ikinci vaka: Deniz kaplumbağasının ayağına taş bağladılar
Aynı bölgede ikinci vaka: Deniz kaplumbağasının ayağına taş bağladılar
İçeriği Görüntüle

Doğal alanların hızla yapılaşmaya açılması nedeniyle "dağ taş ev oldu" söylemi toplumda giderek daha sık dile getirilirken, uzmanlar kalkınma ile doğa korumanın birlikte yürütülmesi gerektiğini belirterek, plansız yapılaşmanın uzun vadede hem çevresel hem de ekonomik açıdan ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.