Güneşi ve aydınlığı bol Aydın’da, yeni bir sabahın işaretleri var. Ve bu işaretin adı ”Ortak akıl”

Yeni Vali Dr. Osman Varol göreve başlarken ilk cümlesini masanın etrafına değil, masanın kendisine kurdu. Artık bürokrasinin tek başına karar verdiği, kapalı kapılar ardında şekillenen yönetim tarzı demode.

Varol’un “katılımcı ve şeffaf yönetim” sözü bir protokol cümlesi değil. “Tüm paydaşlarımızla birlikte istişare kültürüyle hareket edeceğiz” derken, Aydın’ın kaderini tek bir makamın omzuna bırakmadığını söylüyor.

Siyasiler, belediyeler, sivil toplum ve en önemlisi vatandaş… Herkesin sesi olacak. Kulağa sıradan gelebilir ama Türkiye’nin mülki idare geleneğinde bu hâlâ cesur bir duruş. Çünkü ortak akıl demek, eleştiriye kulak vermek demek. Hesap verebilir olmak demek. En çok da sorumluluğu paylaşmak demek.

Vali Varol’un dikkat çektiği bir diğer nokta Aydın’ın potansiyeli. Tarım, turizm, enerji… Liste uzuyor. Ama yıllardır konuşulup hayata geçmeyen o “kullanılmamış potansiyel” meselesi var. İşte tam burada “hep birlikte çalışacağız” ifadesi devreye giriyor. Bu tek başına valilik çağrısı değil, topyekûn bir şehir seferberliği.

Aydın için yeni dönem resmen başladı. Ve bu dönemin anahtar kelimesi belli: Ortak akıl. Eğer bu kelime kağıtta kalmaz, Valilik koridorlarından mahalle kahvelerine kadar ete kemiğe bürünürse, Aydın’ın önü gerçekten açık.

Çünkü bir şehri binalar değil, güven büyütür. Güven de ancak şeffaf ve katılımcı bir yönetimle inşa edilir.