1. kanserojen büyüme ( issiz büyüme)
Ekonomideki büyümeye rağmen işsizlik sorununun çözülmediği,istihdamın artmadığı büyümedir. Ekonominin resmi büyümesine karşın istihdam sorununun giderek hissedildiği büyümeye “işsiz büyüme” denir.
2-) Acımasız BüyümeGelir dağılımındaki makasın giderek açılması sonucunda maddi varlığı yüksek kesimin daha zengin hale gelmesi ve maddi imkansızlıklarla mücadele edenlerin daha kötü duruma düşmesi. Bu durumdaki büyümeye “acımasız büyüme” denir.
3)Sessiz Büyüme
Ekonomik büyümenin demokrasi veya bireysel hak ve özgürlüklerle uyum içinde olmadığı büyümedir. Bir ülkede demokrasi ve bireysel hak ve özgürlükler zarar görüyor ancak ekonomi büyüyorsa “sessiz büyüme” vardır.
4) Köksüz Büyüme
Ekonomi büyüdükçe toplumsal kimlikten uzaklaşılmasıdır. Örf ve adetlere olan ilginin azalması,kültürel değerlerdeki kayıpların ortaya çıkmasına “köksüz büyüme” denir.
5-) Geleceksiz Büyüme
Ekonomik büyümenin yanında ülkelerin gelecek kaynaklarının kaybedilmesidir. Doğal kaynakların harcanması veya zarar görmesi “geleceksiz büyüme” durumunu ortaya koyar.
Bu tespitler ışığında ;
2001 krizi tarihimizin en büyük ekonomik krizlerinden biri ve bu dönemde bile işsizlik oranımız %10. 6 iken aradan 17 yıl sonra 2018 yılı açıklanan işsizlik oranımız ise %11 oldu. Bu rakamlar TUİK verileridir. Rakamlar gösteriyor ki milli gelirimiz büyür iken işsizlik oranımız eksileceğine artıyor.
Yani 18 yılda işsizlik oranları açısından bir arpa boyu yol katetmediğimizi TUİK istatistikleri ile tespit etmek mümkündür. Ayni zamanda ülkemizin gelir dağılımı adaletini LORENZ eğrisi ile analiz ettiğimizde gelirin dağılımında da adalet olmadığını söyleyebiliriz. (Bu metod bir ülkede en düşük geliri sahip olan nüfüsünün yüzde yirmisinin gsmh dan aldığı pay ile en zengin nüfüsün yüzde yirmisinin gsmh dan aldığı pay arasındaki marjı analiz ederek bulduğumuz bir metoddur.)
Bir de günümüzde insanlarımızın düşüncelerini özgürce ifade edip edememe noktasındaki iradesine baktığımızda toplumun büyük kesiminin sessizliği tercih ettiğini ifade etsem bu da doğru bir tespit olacağı kanısındayım.
O zaman kısaca ülkemiz 18 yılda en kötü istenmeyen büyüme modellerinden olan kanserojen büyüme , sessiz büyüme ve acımasız büyüme ile büyüdü desek yanlış olmaz.
Aslolan, istihdam yaratıcı, demokratik hak ve ifade özgürlüğü ortamının iyileştiği ayni zamanda gelirin toplumda tahsisi bakımından da dual yapının en aza indirgendiği büyüme modellerinin ülkemizde tesis edildiği yılların gelmesi dileği ile…
Kalın sağlıcakla.
