Orta doğu’da bitmeyen savaşlar, Ukrayna, Rusya, Çeçenistan, Azerbeycan, Ermenistan gibi bağıntılı, görünür ve gizli savaş durumları, Kıbrıs sorunu , Mısır, Libya, Cezayir gibi Afrika ülkelerinde iktidar sorunları ve iç savaş,  Çin Uygur bölgesinde katledilen Türk nüfusu ve en son dün Almanya’da Neonazi bir sapkının Türk soydaşlarımızı katletmesi ve gurbetçilerimiz dış politikada yakından ilgili olduğumuz konular.
Hafızama işlemiş olan olaylardan yola çıkarak, akıl yürüterek olayları kendi penceremden analiz etmeye çalışacağım.
İlk olarak Orta Doğu’yu inceleyecek olursak;  Kıt arz, sınırsız ihtiyaç düşünüldüğünde, yeni enerji kaynaklarıyla ilgili çalışmalar mevcut olmasına rağmen, petrol ve doğal gaz önemini korumaktadır. Pastanın kremalı yerinden, altındaki çöp kağıdına kadar salya akıtan, dişleyerek ve aldatarak iş gören vahşi güçler karşısında, birlik olamamış, bir avuç insanın topraklarının en önemli yerine çöreklenmesine karşı koyamayacak kadar bilgiden, teknolojiden, ortak ideoloji ve hareket kabiliyetinden uzak Arap coğrafyası insanı,,,,,,,,,. Çok af ederesiniz , hala bu devirde, devasa binaların gölgesinde lüks ferrarisini park edip, hemen yanıbaşında yere çömüp, o giysileri sıyırıp ulu orta,,,,, edip yoluna devam eden insan figürüyle ilgili duyumlar bu kadar sıkken, neden zihnimiz savunmaya geçip, yok öyle şey olur mu diye net bir fren yapamıyor!? Benzetmeler, yakıştırmalar gerçeğin aynasıdır, kültür, bilim, alışkanlıklar top yekün bağımlıdır. Orta doğuda karışıklıkları yaratan doğal kaynakların dışında jeopolitik konumu dolayısıyla da özellikle, Çin, Rusya, USA, Avrupa arasındaki ekonomik savaşın önemli geçiş yollarından olması da, bölgedeki güç savaşlarına önemli etkendir.
Ukrayna, Çeçenistan, Azerbeycan, Ermenistan ve Rusya aynı pencere altında incelenmelidir. Bu çekişme içerisine, Ortodoks ve Müslüman  çekişmesi, SSCB’den kopan ülkeler ile Rusya arasında devam eden paylaşım kavgaları, Türk Ermeni sorunu gibi alt küçük pencerelerden de ayrıca başlık oluşturmak gerekli. Ukrayna ve Rusya tarihsel kökenleri günümüz Ukrayna’sının başkenti Kiev’e dayanıyor. Ortak  miras ve akrabalık söz konusu.  12. Yüzyılda Kiev Rusya’sının dağılarak bağımsız prenslikler haline gelmeye başlaması ile, günümüz Ukrayna'nın toprakları Moskova ve Belarus'un hakimiyeti altında kaldı. Bu konudaki asıl karmaşa hem Ruslar hem Ukraynalılar "Kievskaya Rus"u kendi tarihlerine ait olduğunu iddaa ediyor. Günümüzde Ukrayna’nın doğu bölgesinde, özellikle Donbass bölgesinde yaşayan vatandaşların aidiyet hissi Rus olduğundan ciddi iç karışıklıklar olmakta, hatta iç savaş yaşanmaya devam etmektedir. SSCB’nin Karadeniz Filosu’nun büyük kısmı Ukrayna topraklarından olmasından kaynaklı paylaşım kavgası hala devam etmektedir. Turuncu devrim döneminde bu iç karışıklıklar hat safhaya çıkmış olsa da günümüzde kontrol biraz sağlanmıştır.
Azerbeycan Ermenistan savaşı, soydaşımız ve akrabamız Azeri Türklerine uygulanan soykırımlar sonucu savaşa dönüşmüştür. Karabağ’ı işgal etmeye çalışan Ermenilerle Azerbaycan arasında çıkan savaşta bir çok masum Azeri vatandaş katledilmiştir. Türk akrabalığımız bulunan Azeriler hem petrol ve doğal gaz açısından zengin coğrafyasıyla, hem Türk ve Rus çekişmesinde konumu gereği önemli yer etmektedir. Ermenistan’ın Türkiye üzerinde soykırım ideasıyla uluslar arası alanda Türkiye üzerinde yoğunlaşan baskısında Azerbaycan akrabalığı bizim adımıza bölgesel dayanaktır.
Kıbrıs Sorunu Türkiye ve Kıbrıslı soydaşlarımız adına Akdeniz’deki jeopolitik önemi, Akdeniz doğal kaynakları ve deniz hakimiyeti açısından son derece önemlidir. Osmanlı zamanında İngilizlere bırakılan ada zamanla Rum’ların baskıları ve siyasi oyunlarıyla Türk soydaşlarımız açısından sıkıntılı hal almıştır. Ecevit dönemi Kıbrıs çıkarması ,ile Güney Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sınırları güvence altına alınmıştır. Annan planı ile birleşmek adına oluşan gündem Rumların kabul edilemez istekleri ve hegemonya anlayışı nedeniyle uygulanamamıştır. Günümüzde  Kıbrıs AB’ye fiilen bölünmüş bir ada olarak katılmıştır ve  Kıbrıs’ın tümü AB toprağıdır artık. Kıbrıs Türkleri de, bir AB ülkesinin ,Kıbrıs Cumhuriyeti  vatandaşı olmaları nedeniyle, Kıbrıs’ın hükümet kontrolü altında olmayan bölümünde yaşamalarına rağmen AB vatandaşı sayılmaktadırlar. Kıbrıs’ta Türk fiiliyatının ayrı bir devlet olarak Avrupa birliğinde kabulü için gerekli çalışmalar yapılmak zorundadır. Akdeniz’de büyük petrol ve doğalgaz rekabeti mevcut ve bizler haklarımızı korumak zorundayız.
Mısır, Libya ve Cezayir gibi ülkelerle bu kadar yakından ilgili olmamız, hatta Libya’ya asker gönderecek kadar olayların içinde olmamız, Amerika ve Avrupa ülkeleri gibi sömürgeci güç olmaktan kaynaklanmıyor.  Osmanlıdan kalma eyaletlerle ilgili yakın akrabalık ilişkileri ve hukuksal haklar nedeniyle i ilişkiler önem arzetmektedir.
Dünya’nın neresinde yaşarsa yaşasın, Türk pasaportu ile yurt dışına çıkıp, çalışan vatandaşlarımız, bu ülkenin neferidir.  Bir çok ismi, çok duyulmamış bilim insanı, iş adamından tutun işçisine kadar ülkemizi temsil eden gurbetçimiz bu ülkenin değeridir. Buradan onlara sahip çıkacak irade ve gücü üstlenmek zorundayız. Almanya’nın Hanau kentinde iki cafenin, ırkçı bir alman tarafından otomatik silahla taranması sonucu hayatını kaybeden gurbetçilerimizin ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun  ve , yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum.
HAYAT DERSİ!
Hayatta hiçbir şeyin garantisi yok. En güvendiğiniz bile hiç ummayacağınız şekilde değişebilir. Karakter ve doğruluk tek güvencedir. Yalanların arkasına sığınıp gerçeği bulacağını sananlar, yolunu şaşırabilirler, hatta bakmışsınız, size zarar vermek için hareket edenle aynı yatağa bile girebilirler.