Benzer ezberlere meyledip, şiirli, sözlü popüler kelimelerden referans alınan sahte entelektüeller gırla. Ferrari kadar hızlı kalkış yapıp, tosba gibi durulup, kabuğunda kaybolan muhteremlerin yaygınlığı, teneffüs alanında oldukça yoğun gri bulutlar oluşturmakta. Nerede bir cürret, yada samimiyet hissi uyansa, hızla dadanabildiği alana fütursuzca girmeyi saik görüp, destura pek mahal bırakamıyorlar. Sosyal medya asılanları diye bahsetmek istediğim,  edebiyat ve felsefe  literatüründen alıntıları ezber eylemekten ibaret haznelerine, günlük popülist olaylarında eklenmesiyle, yeterlilik gördükleri bilgilerini,  sorgusuz sualsiz bireylerin kişisel alanlarına dadanmayı hak görecek yeterlilik saymalarını hayretle izliyorum.  Entelektüel maskesi altındaki eziklikleri örtbas edenlerin, onca palavra ve vaatleri destek olarak sıraladıkları kelimelerden cürretle heveslenip, hazza binaen egosunu tatmin eyleyen karşılık vericilerinde şuursuzluğu göze batacak kadar yaygın. Ucuz dizilerden, yapay müziklerle beslenmiş , çalışılmış bakışlar, yürüyüşler, diksiyonlarla beyinleri heba olan bir neslin, bilinç göstererek yaşaması çokta olağan olamıyor tabi ki. İzledikleri film ve dizilerdeki aktrist yada aktörlerin profil resmi dediğimiz yüz bölgesinden oluşan resimlerini çıktı almak için gelen, mayışmış, artık, yönünü ve doğrusunu nereye sıkıştıracağını bilemeyen gençlerin, yüzlerine acı tebessümle bakmanın rahatsızlığını sıkça yaşamaktayım. Yarı arabesk, yarı hareketli, biraz edepsiz, birazda mafyavari, saldırgan cümlelerden oluşmuş, rap müzik, pop müzik yada arabesk parçaları zihinlerinin ön sıralarında tutup, besledikleri dillerine ayar verecek kültürel alt yapının eksikliği malum. Çokça abazanın küçük hilelerle bilgili, efendi görünmeye çalışarak talep edilmesi gereken üst bir insan tipi sergilemesine gülerek geçiyorum. Hanzo görünmek moda iken, bilgisizlik ve yalakalık önemli görülüp, sosyal hayat ve iş hayatında kolayca önde olma fırsatı veriyorken, bol keseden atmaların, dengesiz yaşantıların olağanlaşması sonucundan başka neyi bekleyebiliriz.  Zinanın suç olmaktan çıktığı bu zamanda, seviyoruz ve sevişiyoruz cümlesinden, bir sonraki güne başkasını da sevebilme kabiliyetine geçişin hızlılığı, bireysel özgürlük düşüncesinden, kültürel yozlaşma gerçeğine nasıl bir tezatın varlığıyla sınadığını bilemediğimiz günümüz ilişki şekillerine, nereden bakacağımı artık bilemeyecek kadar darlaştı düşüncelerim. Bedenleri teşhir ederek, cürret içerek sözcükler serpiştirerek, daha çok abazana sinyal göndermekle, sinyallere karşılık verme çabasında , palyaçoluktan, ağır abiliğe varan tavırları aynı karede sergileyebilecek kadar ne olduğundan habersiz kitlenin, iletişim şekilleri artık aklın süzgecinden geçemeyecek oranda karıncalı duruyor.  Nereye gittiğimize, bunca ekonomik sıkıntı, doyumsuz ihtiyaç ve yapay düşünüşler arasında bakmakta gecikiyoruz. Bize artık, sanki biraz disiplin lazım! Eski günlerde ki, edepsizliklere, şiddete, kültürsüzlüğe, müdahil olan, yargılayan, denetleyen sosyal yapı nerede! Böyle daha mı güzel hissediyoruz!?