Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 100 yılı kutlu olsun. Çocuklarımıza Atatürk’ün armağanı olan ve bir asrı hanemize kattığımız günü evlerimizden, açık işyerlerimizden kutlamayı unutmayalım. Milletin ülkenin en önemli değeri olduğunun hukuki olarak onayının 100 yılını kutlarken, sermaye ve aristokrasi altında yeterli hakkı ve ekonomik değeri kazanamamış milletin (halkın) varlığını göz ardı etmeyelim. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yürütme yetkilerinin sınırlandırıldığı dönemi yaşamaktayız. Milletin sesinin, isteklerinin ve vicdanının daha çok atanmışlar ve Cumhurbaşkanlığı yetkisinde olduğu yakın süreci, demokrasi adına gerileme olarak görmekteyim. Milletin, demokrasisine, ülkenin aldığı kararlara sahip çıkmasını temenni ediyorum.
Dün gece kahve falı baktırdım, ne kadar gerçek bilemem, falsız kalmayayım dedim. Fincanın söyledikleri bende kalsın, isim falımıza bakalım, sonrası siyaset. AZİZ bakalım nasıl bir karakter içeriyor.
“A” sağlam iradeniz var demektir. Kendi bildiğinizi okursunuz. Birden fazlaysa macera sever, sadakatli ve verimlisinizdir. Hayal kırıklığına uğramaktan nefret edersiniz.
“Z” harfinde muazzam bir güç ve enerji vardır. Ancak bu güç insanı çok güçlü ve çok güçsüz yapacak niteliktedir. İsminde “Z” olanlar bir ileri bir geri düşünceye sahip olur. Genelde maddi sıkıntı çekmezler. Politikada başarılı olabilirler. Acı çekeceklerini bile bile aşka inanmaya devam ederler.
“İ” harfleri sütuna benzediği için kişiye yıkılmaz ve yılmaz bir güç verir. Mükemmel bir şahsiyet ifade eder. İçindeyse hoşgörülü, yardımsever ve seyahat düşkünüdür. Ancak duygusal iniş, çıkışlar sizi yıkabilir.
YAŞANAN OLAYLARIN ANALİZ ŞEKLİ, GÜNDEMDE YER ETME YOĞUNLUĞU VE ALGIDAKİ DURUM SON DERECE ENTERESAN.
9 nisan 2020 Perşembe : Amerika’nın Türkiye'yi Swap hattına dahil etmemesi ! Meksika var, TCMB neden yok sorusu oldukça mantıklı? Koronavirüssalgını sonrasında dolara yönelik küresel talebi karşılamak için 14 ülkenin merkez bankasıyla swap (para takası) hattı kuran ABD Merkez Bankası’nın (FED) Türkiye’yi dışarıda bırakması son derece önemli gelişme.
10.04.2020Cuma: Japon kredi derecelendirme kuruluşu JCR Türkiye'nin kredi notunu BBB-'den BB+'ya indirdi, görünüm negatif.
10.04.2020:Gece 10 sonrası koronavirüs nedeniyle hafta sonu ile sınırlandırılmış sokağa çıkma yasağı kararı.
12.04.2020 Pazar günü İçişleri bakanı istifası, ve istifanın kabul edilmemesi!
14.04.2020 IMF’den “Büyük Buhran’dan Bu Yana En Büyük Resesyon” Uyarısı
14.04.2020 IMF Türkiye’nin %5 küçüleceğini öngördüğünü açıkladı
19.04.2020 dolar 6.93 tl altın gram satış fiyatı 375 tl
Ekonomik koşulların bütün dünyada nasıl sarsıcı olduğu ve Türkiye’nin ekonomik pozisyonunu açıklamak adına kısaca seçtiğim bölüm üzerinden çok derine inmeden kabaca bir şeyler söylemek istiyorum.
Öncelikle ekonomik koşulların bu denli arka arkaya sarsıcı gelişmeleri barındırdığı anda, bir bakanın istifasının tüm gündemin önüne geçmesi ne kadar mantıklı? Sistemlerin güçlü olduğu yerde bireyler efsane haline gelemez. İşleyen ve devamlılığı olan yapıyı oluşturma gerekliliği, bireye dayalı veryansın oranından bariz anlaşılmaktadır. Toplum kralcı anlayışı bırakamadığını olaylara verdiği tepki ile göstermektedir. Ülkemizin her koşulda sağlam ve düzeni koruyacak şekilde yapılanmaya ihtiyacı analiz edilebilir. Devlet işleyişi verimi, gelişimi, aklı ve toplumsal bütünlüğü kapsayacak gücü barındırmalıdır, aynı zamanda sarsılmaz, yapısı insan faktörüyle zayıflatılamaz şekilde görünebilir, denetlenebilir ve korunabilir olmalıdır. Sağlam ve teknolojik yapısı muazzam bir gemide, işleyiş, standartlar, disiplin olduğunda kaptanların ismindeki değişikliğin rotaya etkisi kısıtlı olacaktır.
Bizi bu buhranda çiftçi çıkaracaktır, en güçlü ayağımız tarım, bunu bir köşeye yazın derim!
Sormadan edemeyeceğim, yaklaşık 20 yılı aralıksız geçiren iktidar, olağanüstü koşullarda birkaç ay halkına bakacak hazırlığı nasıl yapamaz? Esnaf, işçi, kobi, çiftçi, işsiz ve diğerleri ne olacak halimiz. Halkın evinde ekmek derdi varken, gecikmiş fatura derdi varken, gidip avantajlı hale getirilen ev kredisinden mi yararlanacak? Allah aşkına hayatını ekonomik anlamda devam ettirmekte zorlanan vatandaşa bankalar alın size ev veriyorum mu diyecek? Artık birazcık akıl istiyorum, sadece akıl! Bu ülke güçlüdür, tarihi kökü ispatlıdır. Biraz akılla çok yol alınır, alışılmış jargonla konuşmayı, siyaset yapmayı bırakın! Güçlü, bağımsız ve yıkılmaz yapın şu ülkeyi. Beceremiyorsanız da af edersiniz, bırakın yahu!
Çip konuşuluyor. Ben bireyin sağlığına, geleceğine uzaktan kumanda ile hükmedilecek hiçbir şeye onay veremem. Net bir şekilde aynı tavrı gösterecek çoğunluğun olduğuna da inanmaktayım. Büyük güç kavgaları uğruna bütün dünyada insanlık acı çekmektedir. Yeter, karanlık ne kadar nokta varsa ulus devletlerin bunları sonlandıracak iradeyi göstermesini bekliyorum.
5 G teknolojisi soru işaretleri barındırmaktadır.Önceki 'G' ağları 700 MHz ve 6 GHz arasındaki frekansları kullanıyordu. 5G ağı ise, 28 ila 100 GHz arasındaki frekanslarda çalışıyor. Karşılaştırmak gerekirse, 4G, 3G'den 10 kat daha hızlı iken 5G'nin, 4G'den bin kat daha hızlı olması bekleniyor. İsveçli telekomünikasyon devi Ericsson, 2024 yılı itibarıyla 5G kapsamının dünya nüfusunun yüzde 40'ını kapsayacağını öngörüyor.5G'de kullanılan ve çok uzak mesafelere ulaşamayan kısa uzunluklu milimetrik dalgaların, ortalama olarak her 150 metrede bir yerleştirilecek güçlendirici antenler ile desteklenmesi gerekiyor. Halihazırda kırsal ve kentsel alanlarda konumlandırılmış sinyal iletici kulelere ek olarak, 5G şebekeleri için frekans seviyelerini artırmak gerekeceğinden, yakın bir gelecekte sokak tabelalarına, sokak ışıklarına ve hatta posta kutularına yerleştirilmiş güçlendirici antenleri görmemiz mümkün. İnsan sağlığına direk etki edecek teknolojik olayların tüm detaylarıyla incelenmesi gereklidir. Sakıncalı yönlerinin bertaraf edildiğinin, güvenli hale getirildiğinin, insan sağlığı ve doğaya zararının olmadığının garantisi verilmelidir. Ekonomik ve teknolojik gelişimin bireyin varlığından önemli görüleceği hiçbir bilgi doğru olamaz. Yoksa bu iş, sızıntı yapması engellenemeyen nükleer tesis yapımına benzer. Nasıl ki, doğru koşullarda nükleer insan adına fayda üretebiliyorsa, tüm yeni teknolojiler insan sağlığına zarar vermedikçe yaşamın içerisine dahil olabilir.
Yapılan küçük işleri , büyük laflarla övecek adamlardan değilim. Yalakalık ve akılsızlık yeterince yaygınlaşmışken, yeter deyip beceri, akıl ve vizyonu olan işler görmek istiyorum! Beceriksizlik yarışında küçük marifetleri pazarlamak adına gösterilen çabanın işin aslından daha fazla meblağ ettiği bu akılsızlık dönemi yeterince can sıkıcıdır. Bir zahmet toparlanalım artık. Başka Türkiye yok!
Aslanı kral yapan pençeleri değil, zekası ve doğrulara olan bağlılığıdır. Her zaman neyin doğru olacağına karar vererek hareket etmeye çalıştım. Doğru inancım bazen zorlayıcı, zarar verici süreçleri yaşamama neden oldu. Sonuçta güçlenmemi ve saygımı oluşturan, süreç içerisindeki tutarlılığım olmuştur. Bireylerin kolaylık adına, menfi edinim adına zikzak çizmelerini yadırgamışımdır, hatta ahlaksız durum olarak görmekteyim. Yaşanan süreç içerisinde sıkça kullandığımız sosyal mesafe, umarak sonrasına, ahlak mesafesi, akıl mesafesi, fayda mesafesi gibi toplumsal yapıyı daha da geliştirici etkilere sahip olacaktır. Bireyin, hızlı tüketen, akılsız tüketen, yapmacık tüketen alışkanlıklarının, daha sağlıklı olması dileğiyle!
Not : 20.04.2020 tarihi itibari ile meclis 45 günlük tatil edilmiştir. Bu esnada dolar ve altın piyasalarında hareketlilik beklemekteyim.
Yazımı teslim edeceğim bu gün 20 Nisan babamın doğum günü, her kes babasını sever, tabi ki bende seviyorum, ama gerçekten benim babam başka bir adam,, iyi ki varsın baba!
