Eda Demir, disleksili çocukların başarısız ya da yetersiz olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, her çocuğun farklı öğrenme biçimine uygun eğitim yöntemleriyle desteklenmesi çağrısında bulundu.
Disleksinin zekâ geriliği anlamına gelmediğine dikkat çeken Eda Demir, eğitimde tek tip yaklaşımın çocukların potansiyellerini ortaya çıkarmalarının önünde engel oluşturabileceğini belirtti. Çocukların farklılıkları nedeniyle etiketlenmek yerine anlaşılması gerektiğini ifade eden Demir, ailelere ve eğitimcilere seslenerek çocukların bireysel ihtiyaçlarının gözetilmesinin önemini vurguladı.
“HER ÇOCUK AYNI ŞEKİLDE ÖĞRENMEZ”
Hüraydın Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazısında disleksi konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Demir, bazı çocukların görerek, bazılarının duyarak, bazılarının ise farklı yöntemlerle daha kolay öğrenebildiğini ifade etti.
Disleksili çocukların okuma ve yazma süreçlerinde yaşadıkları güçlüklerin başarısızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Demir, bu çocukların yaratıcı düşünme ve farklı bakış açıları geliştirme gibi güçlü yönlerinin de bulunduğunu dile getirdi.
“ÇOCUĞU DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞMAK YERİNE, ONA ULAŞACAĞIMIZ YOLU DEĞİŞTİRMEK”
Eğitim sisteminin çocukların bireysel farklılıklarına uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Demir, bir çocuğun harfleri karıştırmasının veya okumayı yaşıtlarından daha geç öğrenmesinin onun gelecekte başarısız olacağı anlamına gelmediğini belirtti.
Demir, eğitim anlayışının merkezine çocukların ihtiyaçlarının yerleştirilmesi gerektiğini savunarak, standart yöntemlerde ısrar etmek yerine her çocuğa uygun öğrenme yollarının geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
“AİLELER ÇOCUKLARINI KIYASLAMAKTAN VAZGEÇMELİ”
Disleksi konusunda öğretmenler kadar ailelere de önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Eda Demir, çocukların akranlarıyla kıyaslanmasının yerine onların nasıl daha iyi desteklenebileceğinin düşünülmesi gerektiğini ifade etti.
Öğretmenlerin çocukları etiketlemeden ihtiyaç duydukları desteği sağlamaları gerektiğini belirten Demir, ailelerin de çocuklarının öğrenme süreçlerine sabır ve anlayışla yaklaşmasının önemine işaret etti.
Toplumun da farklı öğrenen çocukları dışlamak yerine onların bireysel özelliklerini kabul etmesi gerektiğini vurguladı.
“FARKINDALIK BİR HAFTAYA SIĞDIRILAMAZ”
Disleksi Haftası'nın yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir farkındalık etkinliği olarak kalmaması gerektiğini ifade eden Demir, çocukların eğitim hayatı boyunca desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
Farkındalığın kalıcı bir anlayışa dönüşmesi gerektiğini belirten Demir, eğitimde fırsat eşitliğinin çocukların farklı öğrenme ihtiyaçlarının dikkate alınmasıyla güçleneceği mesajını verdi.
“ETİKETLEMEYELİM, DESTEKLEYELİM”
Köşe yazısında disleksili çocukların doğru destek, sabır ve anlayışla güçlü yönlerini ortaya koyabileceklerini vurgulayan Eda Demir, çocukların kendi öğrenme hızlarında ilerleyebilmeleri gerektiğini belirtti.
Demir, farklılıkların çocukların önünde engel olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, ailelere, eğitimcilere ve topluma çocukları yargılamak yerine anlamaya yönelik bir yaklaşım benimsemeleri çağrısında bulundu.






