TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Aydın Ticaret Odası (AYTO) Başkanı Hakan Ülken, bir televizyon kanalının canlı yayınında ekonomide yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.
Merkez Bankası’nın faiz kararına ilişkin konuşan Ülken, faiz oranının ne kadar olduğundan bağımsız olarak KOBİ kısıtlarının gevşetilmesi ve kredi kanallarının açılması gerektiğinin altını çizdi.
Parasal sıkılaşmanın KOBİ’ler başta olmak üzere sanayici ve ihracatçıyı zora soktuğunu dile getiren Ülken, “Hem enflasyonu aşağı çekip hem büyümeyi yukarı götürebilmek çok kolay değil. Büyümenin alt kırılımları önemli. Örnek veriyorum, kamu harcamalarının payı ne olacak? Kamu harcamalarının payından kaynaklı bir büyüme söz konusu olacaksa zaten bu, Türk özel sektörünün beklentisini karşılamaz. Hem büyümeyi realize edelim hem de enflasyonla mücadele edelim. Evet, kolay değil. O yüzden birinden birinde makası daraltmak gerekiyor” sözlerine yer verdi.
“KREDİLER TABANA YAYILMALI”
Aydın özelinde tarımsal kredilerin çok önemli olduğuna değinen Ülken, şöyle konuştu:
“Aydın aynı zamanda Türkiye’nin en önemli 3 tarım kentinden biri. Ama tabii bu mineral tarafında Aydın güçlü. İhracatımızın yüzde 25-35 arasında yıllara sari değişerek, özellikle maden sektöründe mineral üretim ve ihracatımız çok yoğun. Tabii enerji tarafında da varız. Hem RES hem JES’lerle enerji üretimi var. Ama tabii ülke genelinde hadiseyi değerlendirdiğimizde krediler ve piyasanın arzının tabana yayılması lazım.”
Finansmana erişim politikasının yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulunan Ülken, şirketler arasındaki tahsilat dengesiyle birlikte nakit akış döngüsünün iyi planlanması gerektiğini aktardı.
“DIŞ TİCARET VERİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ”
Konuşmasında Aydın’ın dış ticaret verilerine ilişkin de görüşlerini paylaşan Ülken, “Aydın özelinde ihracatımızda artış var. Ülke ortalamasına göre daha yüksek. Ancak benim dikkatimi çeken en önemli şey, ithalattaki artışın ülke genelindeki ithalat artışına göre çok daha yüksek olması. Biz Aydın olarak dış ticaret fazlası veren bir iliz. Bir milyar doların üzerinde dış ticaret fazlası veriyoruz. Bizim ihracatımız ithalatımızdan fazla. Ama ithalatımızda 7 aylık dilimde ciddi artış var. Bunu inceledim. Allah’tan tüketime yönelik ithalat değil, hammadde ve ara mamul ithalatımızda artış var. Bu inşallah çeşitliliğe delalettir. Bunu ancak bir yılda tespit edebiliriz. Akşamdan sabaha bunu tespit etmemiz mümkün değil. İhracatımızın son 3 aylık diliminde de en önemli ihraç kalemlerimizden biri kuru incir ihracatımız. Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili Odamıza ait Aydın İncirinin gemi tarihi geliyor. Dolayısıyla yoğun bir dönemi yaşayacağız” dedi.
“KURDAN KAYNAKLI MALİYET ARTIŞLARI KÂRLILIĞI DÜŞÜRDÜ”
Makine ve teçhizat ihracatında hammadde girdilerinde yaşanan artışı dile getiren Ülken, “İçerideki maliyetlerimizin artışının yanında kurdan kaynaklı makasın açılması kârlılığı düşürdü. İhracatçı firmalarımız an itibarıyla pazarlarını koruma ve piyasayı sürdürebilme konusunda hareket ediyorlar. Çok da başarılılar bu konuda. Sadece makine sanayii ve çelik konusunda ciddi artışımız söz konusu. Onu gözlemledim” diye konuştu.
“ZEYTİNDE ‘VAR YILI’, KAZANÇTA ‘YOK YILI’”
Zeytinde “var yılı” olmasına karşın kazancın “yok yılı” gibi olduğuna değinen Ülken, zeytinyağı fiyatlarının hayli düşük olduğunu belirterek, “Daha öncesinde yanlış politika izlenmiş, zeytinyağında kota konup, ihracat yasaklanmıştı. Bunun kesinlikle yapılmaması gerektiğini söylemiştik. ABD, yüzde 10’dan 12 buçuğa vergi artışı yaptı. Maalesef zeytinyağı sektörü iyi bir durumda değil” diyerek sözlerini tamamladı.







