Emekliyi Yoksullaştırmak Yaşadığınız Şatafata Rağmen Ülke İtibarını Sıfırlamanızdır

banner35

Bir ülkenin itibarı o ülke insanının kültürel zenginliklerini korumak, insan onurunu korumak, sınıflar arasında farklılıkları derinleştirmemek, insanca yaşamın yeri ve zamanı olmaksızın, emeklilerin ülke için yaptıkları hizmetler karşılığı insanca yaşamasını hayat garantisi olarak sağlamaktır!

Emekliyi Yoksullaştırmak Yaşadığınız Şatafata Rağmen Ülke İtibarını Sıfırlamanızdır

Cumhuriyetin var oluş günlerinden bugünlere; vatanın bakası için her koşulda çalışan memleket insanının emekli olduktan sonra bugün reva görülen yaşam bu ülkenin utancı olmamalıdır! Bir avuç mutlu insanın ve yandaşlarla kendilerinin şatafat ve şaşa içerisinde saraylarda yaşayarak, dış ülkelerde itibar aramaları, emekliler üzerinde oynana bu oyunların ayıbını asla örtmeyecektir! 

Emeklerin savunma mekanizması olacak sendikalarının kapatılması da bu ayıbı katlayacak, söz hakkı olmamaları, iş verenleri olan hükümetin emekliyi yok sayması da bu ayıbı kapatmayacaktır! Emekli tüm dönemlerin en zor günlerini yaşarken, bu çilenin kimler tarafından çektirildiğinin hesabı bugün olmazsa yarın mutlaka soracaktır!

2021 Tüm Emekliler Sendikası yapılan altından kalkınmaz zamları ve emekliye verilen sadaka ek zamları Türkiye genelinde eş zamanlı basın açıklamasına DİDİM 2021 TÜM EMKLİLER SENDİKASI temsilciliği BAŞKANI Taci ERBAŞ yanında sivil toplum temsilcileri, TİP temsilcileri, CHP temsilcileri, Genel Başkan Salman HÜRKARDEŞ, GENEL SEKRETER Erdal DEMİR olduğu halde şu açıklamalrda bulundu;

Bilineceği gibi geçtiğimiz günlerde gerçekleşen ve biz emeklilerin insanca yaşam haklarını elde edilebilmenin gerçeğe dönüşeceği umudunu taşıdığımız çok önemli bir ülke seçim sürecini geride bırakmış bulunuyoruz. Ancak ne yazık ki gerçekleşen bu seçim sürecinin açıklanan sonuçları itibarıyla, şimdiye kadar tam 21 yılı aşkın zamandan bu yana tek başına iktidarını sürdüren ve bu seçim süreçlerinde iktidar olmanın yarattığı güçle her kademede ve her türlü devlet olanaklarını partisi ve kendileri için kullanmaktan çekinmeyen, geçmiş iktidarları süresince aldıkları karar ve uygulamalarıyla şu an sayıları 15 milyonu aşkın sosyal güvenlik alanının da yer alan “emekli, dul ve yetim” haklarına sahip bizleri açlık ve yoksulluk sınırı altında maaşlarla sefalet yaşamına mahkûm edip, adeta bizleri yok sayan böylesi bir iktidarın devamıyla sonuçlandığı görülen bu süreç sonun da bizler ve bu ülke baş başa bırakılmıştır!.  Bizler mevcut iktidar eli ve desteğiyle bu soygun düzenin de üçer, beşer maaş ve huzur hakkı alalım diye değil, insanca ve onurumuzla yaşamımızı sürdüreceğimiz bir maaş ve bu haklarımızı koruyup, sürdürebilmek adına oluşturduğumuz Emekli Sendikalarımızın örgütlülüğünün önünde yıllardan bu yana haksız ve hukuksuz şekilde faaliyetlerimizin engellenmesine son verilmesi ile çocuklarımız ve torunlarımızın hayallerinden endişe duymayacakları, umutlarını yitirmedikleri mutlu ve güvenceli bir gelecek sağlayan ülke yaratabilmekti tüm mücadelemizde ki muradımız.. Ancak gerçekleşen bu seçim sonuçları bizlerin bu beklentilerini boşa çıkartan bir sonucu gösteriyorsa da, geçilen bu bir buçuk ay içinde ve özellikle son günlerde yaşamımızı tümüyle yok sayan adaletsiz ve haksız, ben yaptım oldu amaçlı jet hızıyla uygulamaya sokulan, adeta akıl almaz nitelikte şuursuzca ve hiçbir hukuksal gerçeğe dayanmayan vergiler ve harçların olağan üstü arttırılması ve yaşamamızın içinde yer alan diğer zorunlu her türlü ürünlere peş, peşe yapılan zamlar, daha seçimlerin yazılı mürekkepleri kurumadan hepimizin yaşamını derinden etkiler gerçeğiyle yüz, yüze kalmış sak, sanıyoruz ki bizlerin seçimler öncesi bu iktidar hakkında yaptığımız tespitin ne denli haklı bir tutum ve tavrı ortaya koyduğumuzu bir kez daha net anlaşılır kılmıştır. 

EMEKLİYİZ HAKLIYIZ DİRENECEĞİZ

Sonuç olarak bu durumun çok kısa özeti şudur; Devlet hazinesi boşalmış, bütçe normal gelirlerle telafisi mümkün olmayan şekilde açık vermiştir. Son olarak yürürlüğe sokulan “yeni Asgari ücretin yürürlüğe sokulması ile aynı zamanda gerçekçi olmayan oranlarla düşük gösterilen enflasyon sonuçlarıyla da olsa memur ve işçi emekli maaşlarının bu aydan itibaren uygulamaya girmesi sonucu, bu iktidar iki seçenekle karşı, karşıya kaldığını hissetmiş ve “ya dışarıdan zorlanarak ta olsa yüksek faizli kredi bulabilme, ya da şu an olduğu gibi, emeğiyle veya emekliliğinle yaşamını kıt kanaat sürdürmeye çalışan vatandaşlarımızı, yani en geniş halk kesimlerini hedefleyen “Deli Dumrul hikâyesini hatırlatır şekilde Vergilendirme ve Harçlar adı altında olağan üstü ve hukuk dışı ödenti planlarını yine bizlerin sırtına yüklemeyi seçmiş ve uygulamaya sokmuştur. Değerli basın, değerli yurttaşlarımız; Buraya kadar kısmen özetlemeye çalıştığımız ve yaşamsal olarak tam bir felaketi andıran bu ülke gerçeğimizle karşı, karşıya kaldığımız şu anda, bizlerin zaten açlık sınırı altında sürmekte olan yaşam koşullarımızın bu sözde maaş artış oranları ile tam bir yoksulluk ve sefaletin içerisine itildiğimizin bir göstergesi olmuştur. Üstelik bu artış oranı uygulanır hale dönüştüğün de, şu ana kadar 7.500 TL. en düşük emekli maaşı almakta olan ve sayıları 9 milyonu aşan bu kişilerin içinden yine yaklaşık 6 milyonu bulabilecek emeklilerimizin bu artıştan yararlanamayacak olup, yine 7.500 TL. olarak Emekli maaşı almayı sürdürür olacaklardır. Kök aylığa yapılan bu zam artışı sonrasında emekli aylığı 7.500 TL. nın altında kalanlar, yine aynı parayı almaya devam edeceklerdir.

BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ

 Her ay çeşitli kurumlarca tespit edilip, açıklanmakta olan yaşamsal geçim endekslerine göre, 4 kişilik bir ailenin mutfak gideri, yani sadece beslenmeyi ifade eden AÇLIK sınırı harcaması 12 bin, YOKSULLUK sınırı ise 34 bin liraya ulaşmış olup, sadece mütevazı sayılacak bir ev veya dairenin aylık kirası bile en düşük emekli maaşına eş değerdedir. Elbette bu yaşamımızla ilgili daha onlarca gerçek örnekleri çoğaltmamız mümkün, ancak artık yeter diye haykırmak, isyan etmek istiyoruz! 

AÇIZ- YOKSULUZ- GEÇİNEMİYOR İNSANCA YAŞIYAMIYORUZ! BAYRAMLARDAN DAHİ ÇOCUK ve TORUNLARIMIZA EN UFAK BİR HARÇLIK VEREMİYOR, BANKALARDAN veya YAKINLARIMIZDAN ZORLUKLA ALABİLDİĞİMİZ BORÇ PARALARLA YAŞAM MÜCADELESİ VERİYORUZ!

Ben bu ülkeyi “anonim şirket gibi yöneteceğim diyen” Emekçi ve Emekli düşmanı, patron sevici yani sadece zengin dostu böylesi bir siyasal iktidarın, emekli maaşlarına layık gördüğü %25 lik sefalet zammını kabul etmiyor, zammını al başına çal diyoruz. Bu ülkenin geçmişi ve bugünün kalkınmasında görev ve sorumluluk almış ve üretmesinde bir fiil ömür tüketip, katma değer yaratmış, ayrıca yine bu devlete kuruşuna kadar vergisini verip, emekliliğine kadar sosyal güvenlik kurumlarına eksiksiz primlerini ödeyen ve ülkemize dair her türlü vatandaşlık görevlerini yerine getirmiş bulunan biz emeklilerimizi böylesi bir yaşam koşullarına mahkûm edemezsiniz. Sizlerden ayrıcalıklı bir lütuf beklemiyor ve istemiyoruz! Ancak en doğal hakkımız olan insanca yaşam şartlarımızın yerine getirilmesini istiyoruz. En düşük emekli maaşımızın çalışan memurlara dair yürürlüğe sokulan en düşük maaş oranına endekslenmesini, Maaşlarımıza süratle ve vakit geçirmeden seyyanen ek zam ve ülke kalkınmasında ortaya çıkan parasal oranın derhal maaşlarımıza eklenmesi ile geçmişte seçim vaadi olarak siyaseten verilen 3600 göstergesinin kamuda çalışan tüm personele ve emeklilerine ödenmesini, Emekli Maaşlarındaki adaletsiz ve ayrışan maaş farklılıklarını giderici ve geniş kapsamlı İntibak düzenlenmesinin yapılmasını, ayrıca yılda 4 kez olmak üzere birer maaş tutarında ikramiye ödemelerinin yürürlüğe sokulmasını, Sağlığımızla ilgili her türlü tedavilerimiz sonucunda maaşlarımızdan kesilen ödemelere son verilmesi ve en doğal insan ve anayasal hakkımız olan sendikal örgütlenme gerçeğiyle yaşam şartlarımızın korunup, geliştirilmesinin önünde engel olunmaması ve sendika statümüzün tanınması amacıyla uluslararası antlaşmalar ve anayasamızın 90 ncı maddesine uygun haline getirilmesini bekliyor ve istiyoruz.. 

YAŞASIN ONURLU MÜCADELEMİZ

Umut ve dirençle gösterilen mücadele sonucunda elde edilen sonuca, sendikal anlamda katkılarını veren örgütlü tabanın kendisidir! “Seçim Ekonomisiyle Emeklilere verdiklerini sandıkları oran, aslında "umut ve direnç mücadelemizin" elde ettiği bir küçük parçadır. Lütuf değildir. Asla da olmayacaktır. Bu mücadele statü yasasını çıkarıp, dişe diş pazarlık masasına oturuncaya kadar sürecektir. Sendikaların örgütlenmesinin önünde ki engelleri kaldırıncaya kadar sürecektir. Memleketin bütün değerleri yandaş zenginliği ve emperyalistlerin ağababaları için satılırken, önümüze konan sus payı bizi mücadelemizden yıldırmayacak, aksine mücadelemiz, ülkenin her yanında ki Şubelerimiz ve temsilciliklerimizle daha da güçlenecektir” Yürekten selam olsun sendikada, mücadeleye umut ve dirençle yoldaş olanlara. Bu mücadele torunlarımıza için, bu mücadele demokrasi için, bu mücadele özgür yarınlar için. Yılmak yok, kırılmak yok, üzülmek yok. Bu yolda on binlerce yüreğimizi alanlara yarın yüzbinlerce kişi olarak koyacağız, aydınlık günler ve insanca yaşamak adına.

SUSMA SUSDUKÇA SIRA SANA GELECEK

Yıllardır bu mücadeleyi karşılarında görenler, sendikal hakların emekten, emekçi den yana yasal olmasına müsaade etmeyenlere karşı yılmadan mücadele eden emekli, emekçi tüm direnenler, bizleri insan yerine koyup, insanca yaşamayı reva görenler, dünya devletlerinde emekliyi baş tacı edenlerin karşısında mahcubiyetten çekinmeden, Emeklisini yok sayıp, açlığa, yoksulluğa layık gören bugünün tek adamlı sistemi, acı reçeteyi Emekliye, çalışana çıkarıp, kaçak sarayda israfa, şatafata devam diyenlerdir.

 Emeğin üretime dönüştüğü, sosyal refahı tüm çıkar ve menfaatleriyle birlikte bir avuç kendinden olan yandaş ve beşli çetelere vergisiz, algısız sunan bu düzene karşı yılmayacağız biz emekliler ve emekçiler!

 Bugün 25  Temmuz, bugünü tarihe bir sayfa ayırarak yazacağız! Bu kavga onurlu yaşam için, emeğin ve emekçinin sömürülmesine karşı dur dediğimiz, yettiniz artık dediğimiz, torunlarımızı aynı bu sefil yaşama teslim etmeyeceğimiz, finans ekonomisiyle kanımızı emdiniz, emilecek damarlarda kan kalmadı dediğimiz gündür 25 Temmuz!

 EMEKLİYİZ HAKLIYIZ İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ…

Garip gurabanın midesin deki hazmedilmemiş bir lokmayı bile vermeden alan sisteme hayır diyoruz!

Zenginin doyumsuz sofrasına, emeğin lokması, Emeklinin alin teriyle elde ettiği haklarını teslim etmeye hayır diyoruz!

 Anayasanın hiçbir şekilde kabul etmediği ödenmiş vergilerin tekrar tahsiline hayır diyoruz!

 Gıdalardan, insan yaşamında ki temizlik ürünlerine konulan zamlara hayır diyoruz!

 Dünyaya çok kötü görüntü veren raflardan bedava dağıtılıyormuş gibi yağmalanan resimlere hayır diyoruz!

 Hayır diyoruz çalışandan bütçe açığını kapatacak kararlara hayır diyoruz.

 Siz emekli değerlerimizi 2021 Tüm Emekliler Sendikasına  üye olmaya davet ediyoruz.

 YAŞASIN EMEKLİLERİN BİRLEŞİK MÜCADELESİ, YAŞASIN DEMOKRASİ VE İNSANCA YAŞAM MÜCADELEMİZ.

Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2023, 18:58

Selva Demirci

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER