banner51

Alevi Hak Mücadelesi, Avrupa Hukuku ve Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi

Alevi toplumunun merkezi meselelerinden biri olan cemevlerinin ve inanç özgürlüğünün tanınması konusunda önemli bir hukuki süreç AİHM’de yaşandı.

Alevi Hak Mücadelesi, Avrupa Hukuku ve Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi
banner47

1. Alevi hakları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

Alevi toplumunun merkezi meselelerinden biri olan cemevlerinin ve inanç özgürlüğünün tanınması konusunda önemli bir hukuki süreç AİHM’de yaşandı.

AİHM, Türkiye’de Aleviler tarafından açılan davalarda, devletin cemevlerini ibadethane olarak tanımamasını ve ayrımcılık uygulamasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde ayrımcılık olarak değerlendirdi. Kurul, bu tür uygulamaların Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeye aykırı olduğuna hükmetti.

Bu tür AİHM kararları, Avrupa Birliği’nin insan hakları kriterleri ile Türkiye’nin hukuki yükümlülüklerini karşılaştırırken önemli referanslar olarak kullanılıyor; Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde insan hakları performansı değerlendirmelerinde hak temelli paydaşlarca sürekli gündeme getiriliyor.

Alevi Kurumları ve Avrupa Birliği Etkileşimi

2. AB’de Alevi Destek Ağı ve Parlamenter Seviyede İlişkiler

Alevi sivil toplum kuruluşları Avrupa’da Avrupa Parlamentosu düzeyinde ilişkiler kurma çabalarına girişti. Örneğin:

Avrupa Parlamentosu içinde bazı milletvekilleri öncülüğünde “AB Alevi Dostluk Grubu” gibi yapılara ulaşma girişimleri oldu. Bu tür girişimler, Alevi taleplerinin Avrupa kurumlarında gündeme taşınması için oluşturulan bir sivil-diplomasi kanalı olarak görülüyor.

Bu grup doğrudan hukuki bir dava değil; daha çok sivil toplum ve parlamenter ilişkiler mekanizmasıdır.

AB Süreci ve Türkiye’de Alevi Meselesi

3. Türkiye’nin AB Üyelik Sürecinde Alevi Hakları

Türkiye’nin AB üyelik sürecinde (özellikle 2000’li yıllardan itibaren) insan hakları ve azınlık haklarına ilişkin kriterler (Kopenhag Kriterleri) değerlendirmelerinde Alevi meselesi önemli bir başlık oldu:

Aleviler ve Alevi örgütleri, Türkiye’nin AB uyum raporlarında eşitlik, ayrımcılığın önlenmesi ve inanç özgürlüğü konularında iyileştirme taleplerini muhatap olarak gündeme getiriyorlar. AB raporları Alevi haklarına dair eleştirilerde bulunuyor.

Burada kritik olan şey, AB ile doğrudan hukuki bir dava yürütülmesi değil, AB’nin Türkiye’nin üyelik sürecindeki kriterleri çerçevesinde insan hakları standartlarına vurgu yapılmasıdır.


 Ancak Alevi dernekleri ve kurumları, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde hukuki zaferlere (ayrımcılık ihlallerine karşı kararlar) hem de Avrupa Parlamentosu gibi siyasi platformlarda temsiliyet çabalarına konu oldu.

Bu çabalar, Alevilerin hak taleplerinin uluslararası insan hakları standartlarında takibini sağlıyor; AB raporlarında, siyasi ilişkilerde yankı buluyor.

AB FONU VE AKD(Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi) arasında devam eden Hukuk davası

AB ile ilişkileri bu düzeye taşıdığı dönemleri bir şekilde hatırlatırken, başka bir önemli konuda ele alındığında AB ile AKD arasında AB’ye sunulan proje ile sağlanan AB fonu konusu Türkiye Cumhuriyeti Hukuk mahkemesinde taşınarak bir süreç başlatılmış. Bu süreç 13 Şubat’da kanuni olarak sonucu henüz açıklanmayan bir duruşma söz konusu olmuştur!

Davanın konusunun AB tarafından verilen Fonun nerelere kullanıldığı konusunda sıkıntıların varlığı ile ilişkili olduğu, AB bu ödemelerin bugünün rakamlarına göre yedi yada sekiz milyar dolaylarında olduğu gözlenmektedir!

Dava sonuçlandığında olası durum maddi tahsilin ne şekilde olacağını da gündeme getirmektedir! Genel Merkez bu ödemeyi şubelerden sağlayarak ödemenin yolunu zorlayacaktır denilmektedir! Bir başka yol ise şubelerin banka hesapları ve taşınmazları üzerinde olacağıdır!

Şubelerce ödenecek bu miktarın yine şubeler tarafından açılacak rücu hakkının merkez yönetimlere yönelik olacağı konuşulmaktadır!

Kültür bakanlığı Hace Bektaş Veli dernekleri genel Müdürlüğü; olası hukuk sonucuna

nasıl bakacağı söz konusu da gündeme gelebilir. Yani olumuz bir sonucun olacağı düşünüldüğünde sonuca dair bir müdahalede buluna bilir mi diye de düşüncenin öne çıkacağı da konuşulmaktadır!

Ayrıca yüze yakın mevcut derneğin böyle bir olumsuz sonuçtan zarar görmemesi için bazı derneklerin şimdiden genel merkezden ayrılma eğiliminde çalışmalarında olabileceği iddiası konuşulanlar arasında!

Bu günlerde AKD Genel Merkez yönetimini acilen olağanüstü genel kurula çağıran imzacıların, mevcut MYK ve başkanının bu isteme karşı çıktığı, bu sürecin TC. Mahkemelerine intikal edebileceği konuşulmaktadır!

Bazı şubelerin olağan üstü genel kurulun yapılması ile yeni bir aday ve MYK kadrosunun öne çıkmayacağını, ayrıca AB Fonu hukuk davasının devam etmesi durumunda bile bu davanın bu günkü MYK ve başkanı tarafının muhatap kılınmasının önemine vurgu yapılmaktadır!

Böylesine dar bir viraja girilen sürecin; AB Fonu davasına, şubelerin olabilecek alacakları kararlarına, Olağan üstü genel kurul sürecine nasıl sahip çıkacağı konusu Alevi kurumları ve kamuoyunca önemsenmektedir!

Selva Demir

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner41
SIRADAKİ HABER