ÖMER GÜNEL İLE KÜLTÜREL DEVRİMİ YAŞAMAK

Önce Bodrum, sonra Çeşme bu iklimin arasında yer alan Kuşadası…Sonrası siyasi sahneler ve büyük vaatler! Dünya Kuşadası’nı konuşacaktı heba edilen koca dört yıl! Kuşadası neredeyse yiyecek ve içecek, daha doğrusu Avrupa’nın çeşitli ülkelerinin içki seven, iç ekonomisiyle zor ayakta duran sınıfıyla sezonu geçirmeye alışık duruma gelmiş bir Turizm kasabası durumuna kadar aşağılara çekildi! Öyle ki bu kasabada doğup, bu kasaba da büyüyen, adına Turizm devleri arasına kadar yazdırmış önde gelen Turizm agantalarını bile Antalya’ya kaptırmış günleri de gördü!

ÖMER GÜNEL İLE KÜLTÜREL DEVRİMİ YAŞAMAK

Önce Bodrum, sonra Çeşme bu iklimin arasında yer alan Kuşadası…Sonrası siyasi sahneler ve büyük vaatler!

Dünya Kuşadası’nı konuşacaktı heba edilen koca dört yıl! Kuşadası neredeyse yiyecek ve içecek, daha doğrusu Avrupa’nın çeşitli ülkelerinin içki seven, iç ekonomisiyle zor ayakta duran sınıfıyla sezonu geçirmeye alışık duruma gelmiş bir Turizm kasabası durumuna kadar aşağılara çekildi! Öyle ki bu kasabada doğup, bu kasaba da büyüyen, adına Turizm devleri arasına kadar yazdırmış önde gelen Turizm agantalarını bile Antalya’ya kaptırmış günleri de gördü!

Rantçıların, kabadayıların kol gezdiği kasabada ben Kuşadası’nda yaşıyorum derken ezikliği hissettiğimiz günlerden sıyrılmanın sevincini yaşar duruma geldik! Daha ötesi var mı? Var tabii ki! Kuşadası tarihi zenginlikleri olan, çevresinde Selçuk ve Selçuk’un Meryem ana gibi önemli yerleri olan, ayrıca tüm Turistik ilçelere olan yakın mesafesini Limanıyla destekleyen merkez uğrak yeri olabilecek bir kasaba, neden Turizm merkezli bir kasaba olmasın ki! 1966’dan buyana Kuşadası’na gelen ABD; Alman, Fransız, İngiliz gibi zenginlerin halı ve deri sektörüne bıraktıkları dövizleri biliriz! Otel kapasitesinin dar olduğu, Otel çatılarında açık alanda onlarca Turistin ağırlandığı günleri biliriz! O dönem bu denli yüksek kalitede Turist ağırlayan bir Turizmin gözbebeği olan Kuşadası’na ne oldu ki bu durumları da gördü sorusunun karşılığı Ömer Günel değil! Rantçılara, mafyaya diz çökenlerin nedeni Ömer Günel değil! Kültürel zenginlikleri ve üzerine konamayan çalışmaların, dünyaya tanıtılmamasının nedeni Ömer Günel değil! Kuşadası yerel yönetimi, Kuşadası kökenliler tarafından yönetilir dayatmacılığının nedeni Ömer Günel değil! Peki şimdi ne değişti sorusunu soranlara verilecek cevabımızda var!

İnanıyoruz ki Kuşadası’nın birçok esnafı Avrupa gezdi ve gördü! Bugünlerde Kuşadası’nda Kent meydanı sorunu yaşanıyor! Esnaf ekmek paramızla oynanıyor diye isyanlarda! Esnaf Arya şirketinin başarılı işerinin ve yapılanların kendi ekmek paralarıyla oynandığı anlamında serzenişe geçmiş durumda! Şimdi soruyorum gittikleri yerlerde bir kent meydanı var mı, yok mu? Her kalabalığın bulunduğu yerde bir kültürel etkinlik ya da bir müzisyenin dinletisi var mı yok mu? Her kent meydanında bir kent müzesi var mı yok mu?

Kuşadası’nda Esnaflar yaşadıkları ve geçindikleri bir kentin çarşı Pazar anlayışının iç içe geçmesinden rahatsız değiller mi? Her işletmenin önünde çığırtkanlık yapanlardan rahatsız değiller mi? Yüksek volüm ile müzik anlayışının karartıldığı bir anlayıştan rahatsızlar mı değiller mi? Kültürel zenginliklerin, Turizm zenginliğiyle birlikte yaratılmasından neden rahatsızlık duyulur ki? 2. Uluslararası Kuşadası Neopolis Heykel Sempozyumu, ilgi duyulup, takibe alındıysa, sormak lazım esnafa nasıl bir çağrışım yaptı? Çeşitli ülkelerinde katkılarıyla ortaya çıkan eserleri seyir edenler geleceğe neler bırakacağını, kentin  kültürel zenginliğine nasıl bir katkı koyacağını, uluslararası kültürel arenada nasıl bir yer alacağını düşündülerse, yarın bu kente sadece yemek, içmek, eylenmek ve yaş gurupları arasında uçurum olanların, pazardan evlilik arar gibi gelenlerin dışında, bu kentin Turizm ve kültürel zenginliklerini ellerinden ki kitapçıklardan, gelip görenlerden aldıkları tavsiyeler ve dış ülkelerde yüksek tanıtım sayesinde, daha ekonomik durumu yüksek bir Turist akımının gelmesinin; sadece üst baş, ayakkabı ve eğlencenin dışında, eskiden olduğu gibi alış veriş ağırlıklı bir ekonominin oluşması bu kentin nelerini yani ekonomik ve sosyolojik yapısını değiştirmez mi?

Yoksa çarşı Pazar ekonomisiyle kazandığımız parayla kışında müteahhitlik yaparız diyerek, ta Davutlara kadar yer bırakmayan isimsiz müteahhitlerin apartman yapımlarını mantar gibi patlatmanın Turizm olduğunu mu düşüneceksiniz bir ömür boyu!

Sizlerin aslında bilmesi gereken gerçek ne  diye sorsak, almamız gereken cevap şu olmalıdır diye düşünüyoruz; o kaliteli Turist akımının olduğu dönmeler, halıların, derilerin sayısız ihraç edildiği zamanlar, sabahın erken saatinde, Efes harabelerine, Pamuk kaleye, civar ilçelere günü birlik giderek ilahi de Kuşadası diyen ve geri dönen kalıcı  Turistlerin bolca geldiği seneler, Ömer Güneller hep bu Kentin yerel iktidarının başında olsaydı diyecek ve bugün nerelere yükselen bir Kuşadası’yla  yerele ve genele kazandırmanın gururunu yaşasaydık! Esnafıyla, halkıyla bu kent için büyük düşünmenin zamanı geldiğine inanmak yerine, istediğini Ömer Günel’den almayı tercih eden bir yapıdan vazgeçilmelidir! Ömer Günel’in kararlı duruşunun yanında olmaya devam edeceğiz, bu kent, çağdaş yapılanmayla donatılmış bir kent meydanına sahip olmalıdır! Aydın Kent meydanı buna en güzel örnektir! Yüzlerce esnafın yüzü güldü! Yüzlerce insan çalışıyor! Kent meydanında ki yaşam insanın ufkunu açıyor! Çocukların sevinci, büyüklerin onuru, gelen misafirlerin kent meydanında yaşadığı değişik duygulara bizler şahit oluyoruz!

Bir gün Ömer Günel’e hak vermenin zamanı geç olmaz umarım! Ömer Günel bu kentin Turizm ve Kültürel harmanında yapılacakların mimarı olacaktır, gidişat ve yapılanlar, kararlılık bunu gösteriyor! Doğru ve temiz siyasetin bu kente neler kazandıracağının farkında olmak, bugünü kurtarmak ya da hep istenilenin yapılmasından yana olanların karşısında dik durmak çok daha hakikatli ve dürüst bir duruş olacaktır!

Bu kentin insanı, kentin geleceğinin ufkunu açmayı; gidenin arkasından bu kente kaybettirdiği yıllara oturup acımak tan vazgeçip, geleceğe kalıcı Turizm ve Kültürel zenginliğin, ekonomik ve sosyolojik yapının, yaşam standartlarının iyileştirildiği kapıları açmanın gerçekliğini kabullenmiş ve hizmete kirli siyaseti karıştırmadan, sadece hizmet, yerele ve genele hizmet anlayışı ile ahlaklanmış karakterlerin hizmet edeceği alanları açmasıyla, önce Kuşadası  yerine biz diyenlerin karşısında ödün vermeden dik duranların siyaset yapmalarına fırsat verilmesiyle mümkün olacaktır!

Selva Demirci

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER