TERÖR NEREYE, BÖYLE Mİ ÇÖZÜLÜR

Terör can almaya, kurbanlarının çocuk ve kadınlardan seçerek  devam etti. Geriye gözü yaşlı anneler, çocuklarının geri dönüşünü neredeyse yıllardır çadırlarda nöbet bekleyen anneler bıraktı. Terör bir ülkenin sisteminin içinde virüs olmadan halledilmeli. Terör örgütünün içinde ne kadar kendimize ait istihbarat birimlerinden haber alarak karşı eylemler alırsanız alın, bu sorunu çözmez Terör ile savaş yoktur. Nerede ne zaman görülecekleri belli olmaz. Terör ideolojik eylemler ışığı altında birçok kirli eylemleri birilerinin adına yaparak, o ülkenin huzurunu ve ahlaki toplum yapısını da bozacak kadar tehlikelidir. Terörün tırmandığı ülkeler de; tecavüz, uyuşturucu tacirleri ve kullanıcıları 13 ila 14 yaş gurubuna kadar ine biliyor. Kısacası terörü silahla ve tank ile susturamazsınız. Bu yolu inatla devam ettirmek istersiniz, Hamo ağanın çiftliğinde teröristlere ekmek çok, vuracakları hedef çok, kirli görevler ki kendi işleri bu, terörist ve terörizm, kaybedecekleri  bir şey yok, ama zavallı kimsesizlerin çocukları sokaklarda eli ve ayağı kopmuş olarak geleceği karartılmış bir durumda ser sefil ortada binlercesi. Bu gün Doğuda yani bizim topraklarımızda bizi yok sayan terör eylemleri, büyük şehirlere kadar sızan ve uzanan eylemler, zavallı insanlarımızın perişanlığına ve ölümlerine yol açmakla kalmıyor, korkunun hâkim olduğu bir cehennemi yaşatıyor.

Yazıktır günahtır. Her geçen gün can ve mal kayıplarının kaybolduğu doğu da; yurdun ehvem yerlerinde yapılan terörist eylemler, yakın da kültür zenginliklerimiz ve varlıklarımızı yok olacak bu terörist eylemlerin önünde.

Dönün takvim yapraklarını tersine çevirin. İki yıl boyunca terörü hangi ödün ya da şartlarda durdurduysanız, dönün masa başına ve açılımı halkın bildiği ve görebileceği bir dille müzakere edin. Halkın ne yaptığınızı bilmesi önemlidir. Konunun arkasında halkın durması önemlidir. Düşmanlıkları doğurdunuz. Haktan gizli saklı işler yaptığınız için. Yaptığınızı halka ve muhalefete anlatmamakla hata yaptınız. O müzakere masasının etrafında muhalefet ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de bulunmalıydı. Bu mesele Türkiye’nin çözeceği meseledir. Sokağa çıkma yasakları, ölümler bu meseleyi kaşımaktan ve kin, nefret söylemlerinin çoğalmasından öteye gitmez.

Ölen çoluk, çocuk, kadın ve mahzun insanlar bizim insanlarımız. Dünya’nın gözünü bizim üzerimize çekmek isteyenlere destek verircesine, tank ile top ile çözmek mümkün mü? Dışarıya ve onların oyunlarına mahal vermek adına, insanlarımızın korku ve ölümü birlikte yaşamalarına, hatta evlerinden göç etmelerine neden bırakmadan bu işi müzakere ile masa başında bitirin. PKK’nın temsilcisi dediğiniz siyasi parti  ile bu işin sorumluluğu paylaşılmalı ki, meclisteki siyasi parti bu paylaşıma karşı  sorumluluğun boyutlarını herkesin göreceği ve anlayacağı boyutta gözler önüne sersin. Sorumluluk boyutunu  yok saymak, bu sorumluluğu siyasetin kendisinde görmemek, buna karşın mağduriyet  ileri sürmek, yurt dışına taşıyıp, oralarda  destek aramalarına fırsat vermemek, siyasi partinin sorunu çözmenin  gerçek yeri TBMM’si ve temsil ettiği  halkıdır. Olanların acısını tüm top yekûn birlikte hissedip, birlikte çözmeliyiz. Doğuda halkımız var, düşmanımız değil. Doğuda terör eylemleri var. Terör toplumsal uzlaşı ve barış ışığında çözülür.

Dahası var. Yarın bu bölgeye sükûneti sağlamak ve ölümleri engellemek adına dış güçlerin güvencesi  çağırılırsa şaşırmayalım. Bu sorun milli iradenin katılımcı olduğu siyasetin temsil edildiği TBMM'dir.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.