SİYASET

BAŞKAN ÖMER GÜNEL’DEN DEMOKRASİ VE KURULTAY ÇAĞRISI

Silivri Cezaevi’nden kaleme aldığı mesajı Kuşadası’nda kurulan Adalet ve Dayanışma Çadırı’nda okunanarak kamuoyuna seslenen Başkan Ömer Günel, CHP’ye yönelik girişimlerin demokrasiye darbe niteliği taşıdığını belirterek, kurultay kararının alınması çağrısında bulundu. Başkan Ömer Günel, “Tarafımız demokrasi, hukuk ve Cumhuriyet olmalıdır” dedi.

Silivri Cezaevi’nden kaleme aldığı mesajı Kuşadası’nda kurulan Adalet ve
Dayanışma Çadırı’nda okunanarak kamuoyuna seslenen Başkan Ömer Günel,
CHP’ye yönelik girişimlerin demokrasiye darbe niteliği taşıdığını belirterek, kurultay
kararının alınması çağrısında bulundu. Başkan Ömer Günel, “Tarafımız demokrasi,
hukuk ve Cumhuriyet olmalıdır” dedi.
Başkan Ömer Günel, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden yayımladığı mesajında,
Türkiye’nin demokrasi ve hukuk açısından kritik bir süreçten geçtiğini belirterek
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik girişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tutsaklığının 95’inci gününde kaleme aldığı mesajında, ülkede hukukun temel
ilkelerinin ve demokrasinin ayaklar altına alındığını ifade eden Başkan Ömer Günel,
yaşanan gelişmeler karşısında öfkeli olduğunu ancak toplumdaki umut ve
dayanışmanın büyümesini görmenin kendisine güç verdiğini söyledi.
“BU OYUNU BOZMAK ÇOK KOLAYDIR”
CHP’ye yönelik mutlak butlan tartışmaları ve parti içi süreçlere ilişkin görüşlerini
paylaşan Ömer Günel, demokrasiye yönelik müdahalelerin ancak demokratik yollarla
boşa çıkarılabileceğini belirterek kurultay çağrısında bulundu. Parti delegelerinin
iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Günel, alınacak bir kurultay
kararıyla hem partiye hem de demokrasiye kurulan tuzağın bozulabileceğini ifade etti.
Türkiye’nin siyasi tarihinde demokrasi kültürünün önemli örnekleri bulunduğunu
hatırlatan Ömer Günel, Cumhuriyet’in kurucu kadrolarının ve geçmiş siyasi liderlerin
hukuka ve demokratik süreçlere bağlılıklarını örnek göstererek, bugün de aynı
kararlılığın gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.
Mesajında, herkesin tarih karşısında bir tercih yapmak durumunda olduğunu belirten
Başkan Ömer Günel, “Tarafımız demokrasi, hukuk ve Cumhuriyet olmalıdır. Tarihin
doğru tarafı burasıdır” ifadelerini kullandı.
Başkan Ömer Günel, mesajını insan hakları mücadelesinin simge isimlerinden Martin
Luther King’e atfedilen sözlerle tamamladı. Ömer Günel, “Ve her şey bittiğinde
hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır”
dedi.
Ömer Günel’in mesajının tam metni şu şekilde:
“Değerli hemşehrilerim, Yol arkadaşlarım, Aydın İl Örgütümüzün değerli yöneticileri,
Sevgili çocuklar,
Tutsaklığımın 95. gününden, umudun hiç eksik olmadığı Silivri'den; hukukun temel
ilkelerinin ve demokrasinin ayaklar altına alındığı sevgili ülkemin bir başka gününde
sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Aydın'daki kimi ar damarı çatlamış kişilerin, şehitlerin kanıyla ve emperyalistlerin
hesaplarını bozarak Türkiye Cumhuriyeti'ni kuranların evlatlarının gözlerinin içine
baka baka ‘hayırsever monarşi’ çağrısı yaptığı ve onlara katılanların bulunduğu bu
dönemde, yaşananlardan dolayı öfkeli; umudun büyüdüğünü izleyerek de bir o kadar
sevinçliyim.
Demokrasiye yapılmak istenen darbenin, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararıyla
hazırlandığı; sadece oyların değil, adayların da çalındığı, siyasi partilerin iradelerinin
gasp edilmek istendiği bu karanlık süreci, bu rezil tuzağı ve oyunu bozmak çok
kolaydır.
Birkaç gün önce CHP Genel Merkezi'ne teslim edilen delege imzalarıyla oluşan
çağrıya karşılık, kurultay kararı alınarak bu oyunu bozma iradesi gösterilmelidir.
‘Tedbir kararı var’ demek, yan çizmektir. Sayın İlçe Seçim Kurulu'na kurultay kararını
bildir, delegenin iradesine saygı göster. İlçe Seçim Kurulu aksine karar alırsa, o
zaman birlikte mücadele etme kararı alırız.
Böylece bu partiye ve demokrasiye kurulan tuzağı bozma konusundaki samimiyet de
inandırıcı olacaktır.
Türk siyasi tarihinde asla unutulmayacak bir dönemden geçiyoruz. Bizler; seçimi
kaybettiğinde koltuğunu tereddütsüz Demokrat Parti'ye teslim eden, ‘Biz kaybettik
ama demokrasi kazandı’ diyebilen, demokrasiye inançla ve mutlak bağlılıkla bağlı
önderlerin takipçileriyiz.
Ülkeyi düşmandan kurtaran ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran önder kadronun içinde
yer alan İsmet İnönü, daha sonraki yıllarda, Bülent Ecevit liderliğindeki hareket
karşısında kurultayda genel başkanlığı kaybettiğinde de hukuka olan inancı ve
bağlılığıyla Genel Başkanlık koltuğunu yeni genel başkana tereddütsüz devretmiştir.
Sevgili dostlar,
Tarafımız demokrasi, hukuk ve Cumhuriyet olmalıdır. Tarihin doğru tarafı burasıdır.
Aksine her tutum ve her sessizlik, ‘hayırsever monarşi’, yani Osmanlı hayali
kuranların tarafında olmak anlamına gelir.
Bugün ne en düşük emekli maaşının Sayın Cumhurbaşkanı'nın çay-simit hesabının
altında kaldığından bahsedeceğim, ne de Nusaybin'de şanlı Türk bayrağını indiren
PKK sempatizanının adli kontrolle serbest bırakıldığından. Ne de rüşvet suçundan 5
yıl 2 ay 15 gün ceza aldığı hâlde bir gün bile gözaltında kalmayıp görevinin başında
tutulan AKP'li Kırıkkale Keskin Belediye Başkanından söz edeceğim.
Ama bu cuma mesajımı şu sözlerle bitirmek istiyorum:
‘Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil,
dostlarımızın sessizliği olacaktır.’
Sesiyle, bedeniyle burada olan tüm dostlara selam olsun.

Ömer GÜNEL
19.06.2026
Silivri”