MHP Aydın eski Milletvekili Ali Uzunırmak, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye çerçeve yasası” olarak nitelendirilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” üzerinden anayasal düzen ve TBMM’nin yasama yetkisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Uzunırmak, açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 6. ve 7. maddelerine dikkat çekerek, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ve yasama yetkisinin Türk Milleti adına TBMM tarafından kullanıldığını hatırlattı.
“Egemenliğin kullanılması hiçbir kişiye veya zümreye bırakılamaz”
Anayasa’nın 6. maddesindeki “Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz” hükmüne vurgu yapan Uzunırmak, aynı maddede yer alan “Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz” ifadesini de değerlendirmesine dayanak gösterdi.
Uzunırmak, Anayasa’nın 7. maddesinde ise yasama yetkisinin Türk Milleti adına TBMM’ye ait olduğunun ve bu yetkinin devredilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini ifade etti.
TCK’nın 24. maddesine dikkat çekti
Hukuk ve yetki ilişkisi açısından Türk Ceza Kanunu’nun 24. maddesine de işaret eden Uzunırmak, maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez” hükmünü hatırlattı.
Uzunırmak, devlet yetkisi kullanan kişilerin Anayasa ve yasalara aykırı emir veya talimat veremeyeceğini savunarak, “Kendine göre suç, suçlu, suçsuz tanımlayamaz, kural koyamaz” değerlendirmesinde bulundu.
“10. maddeye dikkat çekiyorum”
Uzunırmak, 10 Ağustos 2026 tarihli olduğunu belirttiği “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin 10. maddesine özellikle dikkat çekti.
Söz konusu maddede, kanun kapsamında verilen görevlerin kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilmesinin öngörüldüğünü belirten Uzunırmak, ikinci fıkrada ise bu görevleri yerine getiren kişilerin görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğunun doğmayacağının düzenlendiğini aktardı.
Bu düzenlemenin anayasal açıdan ciddi soru işaretleri doğurduğunu savunan Uzunırmak, “Bu kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında görevliler hukuki, idari ve hatta cezai sorumluluk gerektiren görevler ifa edebilecek, birileri bunlara hukuki, idari, hatta cezai sorumluluk gerektirebilecek talimatlar verebilecek?” diye sordu.
“TBMM’nin yasama yetkisinin gaspıdır”
Uzunırmak, açıklamasının devamında söz konusu düzenlemeye ilişkin eleştirilerini sert ifadelerle dile getirdi.
Uzunırmak, “Anayasa ve yasalardan kaynağını almayan, yani TBMM’nin yasama yetkisini devralmış, kendince yasa koyan kişi veya sözde kurumsal oluşum?” ifadelerini kullanarak şu iddialarda bulundu:
- “Bu madde başlı başına Anayasa’ya aykırıdır!”
- “TBMM’nin yasama yetkisinin gasbı, devralınması/devredilmesidir!”
- “TBMM’nin denetim yetkisinin elinden alınmasıdır!”
Uzunırmak, açıklamasını “Hayırlısı Türkiyem! Hayırlısı namus ve şerefi üzerine yeminli milletvekili arkadaşlarım!” sözleriyle tamamladı.