Yıllarımızı dördüncü güç diye adlandırdığımız Gazeteciliği savunarak geçirdik!

Toplumcu yapısıyla, toplumu uyarlanan gazetecilik 24 yıldır yürüttüğü taraflı habercilik yönüyle, ne yazık dördüncü güç imgesiyle topluma haber ulaştırma yönüyle güven veren tarafına gölge düşürmüş, troller ordusuyla birlikte anılmanın sıkıntılarını çekiyor bu günlerde ki devam eden süreçte!

Bu yönüyle kan kaybeden gazetecilik, sap ve samanın karıştığı algı ortamında, yetmiyor bir de yapay zeka denilen şey, düşüncenin varlığını koruma konusunda tam bir muhalefet cephesini kökleştirici ve kalıcı kılmaya gücünün yettiğini gösteriyor!

Yeni kalemşörler, yeni yetme gazeteciler, hatta daha cüretkar ve sıkılmadan kendilerini köşe yazarı ilan eden dünün sözde gazetecileri!

Siz de hiç utanma ve sıkılma yok sanırım. Fırından ısmarlama taze ekmekler ısmarlar gibi yaz rast gele başlığı, gelsin boyunuzu aşan içi dolu yazılar! Bunun adı ne biliyor musunuz, "sahtekarlık, emek hırsızlığı!"

Bir de alanlara çıkıp yazının sahibi gibi böbürlenmeniz yok mu! Tam bir komedi, Arkanızdan gülen gazetecilik ağabeylerinize kızıyorum! İfşa edin, yada çağırın biraz sıkılma gibi güzellik kalmışsa kendilerinde, uyarın, eleştirin!

Olduğu gibi kabul etmek, bu hataya ortak olmaktan başka şey değildir. Yani kanıksamaktır. Empati yapmak lazım, ironi yapma yerine!

Bu hastalık yayılırsa toplum habersiz ve gerçekleri halka taşıyan gerçek gazetecilerden, toplumu aydınlatacak köşe yazarlarını mum ışığıyla arayacak ne yazık ki?

Buyurun dostlar meclisine dost arayalım! Hadi beş yıl sonra gazeteci arayalım! Soralım topluma güven duygularının ahvalini, bir dokun bin ah işit...

Dökme su ile değirmen dönmüyor, yalancının ,fırsatınız mumu yanmıyor!