Merkez Bankası önce zorunlu karşılık oranlarını artırdı ama işe yaramadı ,sonra tüketici kredisi vadelerini 36 aya düşürdü yine işe yaramadı ,en son olarak faiz artırımına gitti oda işe yaramadı .
Maşallah döviz kurları da altın fiyatları da petrol fiyatları da dört nala koşmaya devam etti.
Sadece para politikaları ile ekonomideki sorunları çözmek ,kanser hastasına, ağrılarından dolayı morfin vermek ne ise, o kadar etkilidir. Yani bu tedavi sorunu çözmez. hastalığı iyileştirmez.
sadece biraz nefes aldıran tedavilerdir bunlar.
Gelinen noktada durum;
Bu ülkede, sabit gelirli kesimin maaşı, sürekli buharlaşır ve bu kesim fakirleşir iken
,üst tabakadaki patronların kazançları, borsa manipülasyonları ve sermaye piyasalarında şekillenir , yani paradan para kazanırlar ,onlar mutlu mesut ekonomik konjuktürden çok ciddi faydalanmaktadırlar.
Oysa mütesepbüslerin ana kazançları reel sektör odaklı olmalı , bu süreç ülkemizde tersine evrilmiştir.
Merkez bankasının, likidite yı daraltıcı politikalarının yansımasını, önümüzdeki günlerde talebin daralıp ,piyasalarda daha da durgunluğu tetiklemesi yönünde etkilerini göreceğiz.
Buda üretimin ve yatırımların kısılmasına, işsizliğin artması sonucu ile ekonomide kendini hissettirecektir.
Kurdaki artış ,maliyetleri artırıp ,maliyet artışı fiyatlar genel seviyesini yükseltip, enflasyonu da zıplatması beklenen bir durumdur.
Yani piyasalarda hem talep düşük hem de fiyatlar yüksek olması kanserojen bir hastalıktır ekonomide. Buna Stagflasyon denmektedir.
Birileri pembe tablolar ile bu halkı kandırmayı basarsa da, ekonomide gerçek durum, hiç iç açıcı değil ne yazık ki.
Pandemi sürecinde verilen kredilerin ödemesinin önümüzdeki günlerde başlayacak olması bize
2021 yılının 2020 den daha da zorlu geçeceğini göstermektedir.
Zor günler bizi bekliyor.
Birileri VER MEHTERİ dese de.