Merhaba değerli okurlar bundan böyle nasip oldukça Yörükefe Gazetesi spor sayfasında sizlerle beraber olacağım. Bana bu imkanı sağlayan Sn Erdal Demir ve bütün Yörükefe gazetesi emekçilerine teşekkür ederim.
Kısaca kendimden bahsetmem gerekirse futbola FB Altyapısında başladım sırasıyla FB A takımı,Altay,KSK,Çanakkale Dardanelspor,Bucaspor,Göztepe,İzmirspor,Eskişehirspor ve Urfaspor olmak üzere 15 yılın üstünde profesyonel futbol oynadım. 2001 yılından itibaren süper lig,1.lig,2.lig,3.liglerde teknik direktör,antrenör,altyapı sorumlusu olarak görev yaptım. 2008-2014 yılları arasında Azerbaycan Bakı fk kulübünde Altyapı Koordinatörü olarak görev yaptım,bu süre içinde Atletico Madrid,Fransa’nın Lens,İtalya’nın Bologna kulüplerinde,kulüp yapılanmaları,profesyonel takımların,altyapıların yapılanması,çalışma planları,felsefeleri vb. hakkında inceleme ve staj taptım. 2012 den itibaren UEFA PRO Lisans sahibi teknik direktörüm.
Bugünkü ilk yazımda ki bu konu bir yazıyla anlatılmaz her halde birkaç hafta bunu üzerinde yazılar planlıyorum,kulüplerin altyapılara bakışları,yapılan yanlışlar,yapılması gerekenler ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşacağım.
Ülkemizde uzun zamandır yabancı futbolcu sayıları ile ilgili hemen hemen her spor programında ve çeşitli platformlarda tartışmalar yapılıyor. Sizce doğru,planlı,dünyadan çeşitli örnekleri rehber edinerek sağlam bir altyapı programımız olsaydı,buna bağlı olarak dünya çapında üst düzey oyuncular yetiştirseydik yabancı oyuncu sayısı futbolun gündeminde olur muydu? Sanmıyorum. Yanlış anlaşılmasın yabancı oyuncu karşıtı biri değilim,kulüplerinize,takımlarımıza,oyuncularımıza doğru katkı verecek,gelişimlerine fayda sağlayacak her yabancı oyuncunun başımız üstünde yeri var. Nitekim geldiler katkı sağladılar GS UEFA Kupasını aldı.
Bir kere şunu herkes bilmeli kimse kimseyi futbolcu yapamaz. Önce yaradılıştan gelen yetenek olmalı sonra doğru çalışma ve beslenme ile geliştirilmeli. Gelişimin iki temel prensibi vardır %50 doğru çalışma,%50 doğru beslenme bunlardan biri yanlış yada eksik yapılırsa gelişimde eksik olur.
Yıllardır bu işin içinde olmamdan dolayı yurtdışında birçok kulüpleri incelediğimden şu anki birçok kulübümüzde altyapısı her anlamda maalesef facia durumda.
İlk yapılması gereken kulüplerin Altyapıları özerk olmalı yani ayrı yönetimi ve bütçesi,yönetimler Altyapılara kalıcı,devamlı gelir sağlayacak kaynaklar sağlamalı. İkinci işinin ehli liyakat sahibi hocalar göreve getirilmeli. Üçüncüsü Altyapı tesislerinin ve ekipmanlarının yeterli derecede olmalı. Emin olun bunlar çok zor şeyler değil. Ben Azerbaycan’a gittiğimde kulübün Altyapısında doğru dürüst oyuncu yoktu, bırakın sahayı antrenman yapacak ekipmanlar dahi yoktu(top,yelek,huni vb) ama bize inandılar bizlerde onlara inandık iki sene içinde U8 den U 19 a kadar yaş gurubu takımlarımız oldu 450 kişilik spor okulları oluşturduk. Altı normal çim,biri kapalı iki suni çim saha yapıldı bu sadece maddiyatla da ilgi bir şey değil hep beraber doğru planlama ,sabır,inanma,,çok çalışmanın ürünüydü. Bugün ülkemizde maddi imkanı çok iyi olan ama planı programı olmayan onlarca kulüp var. Kaç tanesi kaç tane oyuncu çıkartı. Altyapı tabiri caizse hamura şekil vermektir,yani siz fırına nasıl bir hamur sürerseniz öğle ekmek alacaksınız. O yüzden altyapıda eğitimcilik büyük liyakat,sabır,özveri,psikoloji,pedagoji iyi bilme ve çok çalışmayı gerektirir.
Peki şu anda bizim üst düzey dahil birçok kulübümüzde durum nedir derseniz. Özerklik yok,yönetim altyapıya külfet olarak bakıyor,eğitimci tercihler i ahbap-çavuş ilişkileri ile yapılıyor liyakata bakan yok. Bunlar olmadığı için tesisin olsa ne olur olmasa ne olur.
Hal böyle olunca galiba uzun süre daha yabancı oyuncu sayısını tartışmaya devam edeceğiz. Herkese sağlıklı,mutlu günler dilerim.