DOLARIN ATEŞİ BÜYÜYOR ÇÜNKÜ …

Ekonomide bir ülkenin karnesi niteliğinde olan enstrüman ÖDEMELER BİLANÇOSUDUR.  Ödemeler Bilançosu ülke içindeki yerleşiklerin dış alemle yaptığı iktisadi ticari ilişkileri ,ne kadar dışarı mal satıp ne kadar dışardan mal aldığını , sermaye giriş ve çıkışlarını , sermayenin ülkeye doğrudan yatırım saikı ile mi yoksa portföy yatırımları şeklinde mi girdiğini gösteren, ayni zamanda bu süreç sonunda döviz giriş ve çıkışlarının ülkenin döviz rezervlerinin Merkez Bankasına yansımalarının gözlemlendiği geniş bir ekonomik karnedir.
Ödemeler Bilançosunun 4 ana kalem hesabı vardır. Bunlardan 1 si Cari İşlemler hesabı bu hesap reel sektör hakkında bize bilgi verir iken kısaca ülkenin dış aleme sattığı mal ve hizmetler ile dış alemden aldığı mal ve hizmet tutarları hakkında bize bilgi verir.  Ülkemizde dünyadaki resesyon ve pandemi nedeni ile dış aleme sattığımız mal ve hizmet tutarı (ihracat ) ciddi anlamda azalmış ve buda ülkemizin döviz açığını artıran bir faktör olarak karşımıza çıkmıştır.
Diğer önemli bir hesap ise Sermaye hesabıdır. ülkemize dışarıdan giren sermaye giriş ve ülkemizden çıkan sermaye çıkışları bu hesap altında incelenir . Şu an  ülkemize sermaye girişi ülkemizin risk puanının yüksek olması sebebi ile ciddi anlamda azalmış ve döviz açığını bu yolla karşılama yetimiz de su an itibari mümkün hatta imkansız gözükmektedir.
Diğer bir hesap ta resmi  rezerv hesabıdır. Bu hesap döviz açığı olması durumunda sermaye hesabı yolu ile döviz açığımızı gideremediğimiz durumda  Merkez Bankası tarafından bu açığı kapatmak kaynaklı dengeleyici bir hesaptır. Nisan ayında merkez bankasının döviz rezervleri mart ayına oranla yüzde yirmi bir erimiş ve kurdaki yükselme nedeni ile günbegün merkezinde rezervleri ciddi anlamda azalmıştır. Bu noktada bu açığı rezerv hesabı ile kapatmak su an için mümkün gözükmemektedir.
Diğer hesapta yapısal bir önemi olmayan kayıt hatalarını gidermekte kullanılan net hata noksan hesabıdır.
Yukarıda basitçe analizini yaptığım ödemeler bilançosu analizi ile ülkemizin döviz açığını karşılamasının  tek yolu dış kaynaklı borçlanmadan geçmektedir. Buda ülkemizin gelecek nesillerini bu borç yükünün altına sokmak onların geleceğine ipotek altına almak olduğunu deklare etsem haksız sayılmam.
E ne demişler ekonomiyi yönetenler çözüm yerine müflis tüccar edası ile eski defterlerle seçmeni kandıra dursun bakalım. Hakikat  sonsuza dek saklanamaz elbet bir gün gun ışığına çıkar .
Diğer yazım çözüm yolları nelerdir başlıklı olacak.
Kalın sağlıcakla...