DİDİM'İN ONUR GÜNÜ

Balık Çiftliklerine ilişkin düzenlenen ÇED RAPORU’nu Didim halkı reddetti.
16 Ocak 2019 tarihi itibarıyla ortaya koyduğu protesto eylemiyle adeta yırtıp attı.
Bu tarih unutulmamalıdır bence.
Pek çok dünya halkının, insan grup ve katmanlarının önemli günleri vardır. Türk halkının 19 Mayıs’ı,29’Ekim’i, dünya işçi sınıfının 1 Mayıs’ı, doğu halklarının 21 Mart Nevroz Bayramı gibi...
Evet Didim halkının da bir onur günü var artık: 16 OCAK !
16 OCAK DİDİM’İN DİRENİŞ VE ONUR GÜNÜ !..
Öncelikle “HAVAMA, SUYUMA, TOPRAĞIMA DOKUNMA” diyerek direnişe geçen, halka rağmen devlet olunmayacağını ortaya koyan Didim halkını  selamlıyorum.
Didim halkının yanında duran, Didim halkının saflarını paylaşan, boyun eğmeyen ve hatta halkın kararlı duruşunda payı  da olan Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ı ve Aydın Milletvekili Hüseyin’i Yıldız’ı selamlıyorum.
16 Ocak Didim “Direniş ve Onur Günü”nü selamlıyorum.
Halkı aşağılayanların  görecek parlak zaferleri olabilir ama onlar eni sonu tarihin çöplüğünde yer alırlar.
Didim halkının kararlı direnişini kırmak isteyen makam ve mevki sahiplerinin parlak zaferleri sahte bir yıldız olarak ayaklar altına dökülür ki...
 Ortadaki durum budur.
Onları bundan böyle kıyı yağmacıları, fırsatçılar, hesapçılar nasıl teselli eder bilmem ama Didim halkı doğasına, denizine sahip çıktığını, çıkacağını göstermiş; buradan Kazdağları’na,  Cerattep’ye,  Salda’ya, İstanbul’a, Murat dağlarına, Munzur’a.... direniş ve dayanışma selamlarını göndermiştir.
Didim’de yaşamaktan, “Didimliyim” demekten onur duyacağım. Didim’in Onur günü; çocuklarımıza bırakacağımız, doğamıza -geleceğimize sahip çıkma günü olarak sonsuza kadar yaşatılsın istiyorum...
Ve öneriyorum.
Sakın zafer sarhoşluğuna kapıldığımı sanmasın kimse...Bu zaferdir demiyorum...Kaldı ki harama, ranta, yağmaya alışmış bir takım kişiler, daha doğrusu Didim’in başına bu işleri açanlar pes etmiş falan değil, kolaydan etmeyecekler de...B planları var mutlaka...Yeni yollar deneyecekler...
 
Bu işin Didim ayağını az çok biliyoruz... Fırsatçı ve fesatçıları biliyoruz burda...Onlar geçici olarak kuzu postuna girecekler...
Direniş günü aramızda dolaştıklarını gördüm onların...Siz de görmüşsünüzdür. Kirli yürekleri ve sahte yüzleriyle bizdenmiş gibi poz almışlardı.
Vali, halkı azarlamak ve aşağılamaktan ötürü pişmanlığa girmiştir muhakkak,  gereğini  de yapar umarım... Çünkü o da bizim vergilerimizden maaş alıyor o makamda.
Jandarmanın bir bütün olarak güvenlik güçlerinin halka ateş açmaması, halkın karşısına geçmemesi bu direnişin en güzel yanlarından biriydi. Onlar sorumluluğunu bildiler ve bu çok sevindirici....
Bundan sonrası mı?
Haramilere karşı seferberlik halinde olacağız.
Didim’in havasına, suyuna,  toprağına sahip çıkacağız.
Tabi ne kadar anlıyorsak, ne kadar inanıyorsak, insani durumumuz ne kadarsa...
Vicdanımız, örgütlenme yeteneğimiz  ve bilincimiz kadar yani....
16 OCAK DİDİM’in
 ONUR GÜNÜ !
Üstelik o günkü direniş bir başlangıç.