BİZE KADERİMİZİN CİLVESİ Mİ BU ?

Şimdi bir kuyu düşünün kuyudan aşağı doğru salındığınızı düşünün ne yaparsınız ? İlmek ilmek işlenmiş tuğlaları sayabileceğinizi düşünüyordunuz, başta dikkatlice iniyordunuz belki de bi sayıya ulaştınız, ilerlediniz, ilerlediniz ve şimdi sayamıyorsunuzdur değil mi? Aynı saatler, günler, aylar ve yıllar gibi…

İndikçe suya ulaşmaya çalışıyoruz külçe külçe altın hayali kurmak anca filmlerde olur.

Atmosfer büyüyor ve belki senin suya bile ihtiyacın kalmadı artık. Saymak istiyorsunuz ama öncesi yokken yarısından sonra saysanız elinize ne geçeceğini düşünüyorsunuz. Ne kadar derinde acaba su, daha ne kadar inmek gerekecek? Yukarıya tekrar çıkamazsın, senin aşağıya en derinlere inmen gerek. Belki de senin aşağıya iniyorum zannettiğin aslında yukarıya çıkmaktır, kim bilir ki… Sabah rutininde uyanmışsın, şafak sökmek üzere. Yaz da olsa şafak vakti sonuçta, hava buz gibi. Erken uyandın ya kendindesin, uyanmak zorda olsa beş dakika sonrasında uykudan eser kalmamış. Kahvaltını yapıyorsun, sonra kapıyı kapatıp çıkıyorsun. Yürüyorsun, yolların yarısı diken, dikenlerin üstüne basa basa geçmek zorunda kalıyorsun, tam düzlüğe varacakken koca koca taşlar çıkıyor. Bu sefer taşlara dikkat etmeye başlıyorsun, takılıpta düşmeyeyim diye. Çünkü sen düşersen ne olur, düşünmek bile içinden gelmiyor. Sadece düşmemen lazım. Yaşında var biraz ağır aksak gidiyorsun. Yıllardır kendi işinde çalışmamışsın, başkalarına bekarlık (yardımcılık) etmişsin. Başkası sana yarın şu işi yapcaz demiş, tamam deyip boyun eğmişsin, eşinin hasta olduğundan bile bahsedememişsin ona. Hem bahsetsen ne olacaktı ki, sana eşinin yanında mı ol diyeceklerdi? Hayır, kimdin ki sen, bir iki komşu var onlar gelir yardımcı olurdu eşine. Zaten garibansın, atadan babadan bişey görmemişsin, birisi gel çalış demiş gitmişsin, bugün karnın doymuş yarına Allah Kerim demişsin. Düşüncelerle yürüyorsun, her sabah ve her sabahın dönüşü olan bu aynı yolda. Her gün benzer şeyler düşünüyorsun, her gün kahrediyorsun. Sesini duyan varmış gibi…Farkında değilsin, gidecek yolun bitmiş, önünde geçmen gereken koskoca mısır tarlası var. Etrafından dolansan gideceğin yere yetişemezsin, geç kalırsın geri de kalırsın. İçinden geçmek zorundasın ama içinden geçmeye de korkuyorsun, koskoca adam değilmişsin gibi. Hep etrafından dolanmışsın bu yaşa kadar ama sence de artık bu koca tarlanın içinden geçmenin zamanı gelmedi mi? Bir adım sağa bir adım öne gidiyorsun, yine karar veremedin bak. Etrafından dolanırsan hayatında hiç bir değişiklik olmayacak çünkü her gün bunu yapıyorsun. Peki ya tarlanın içinden geçersen ne olacağı düşünüyorsun, neyi değiştirecek senin hayatında? Bir kez olsun denemeye değmez mi? Sonra insanlığı düşünüyorsun. Sende koçandın senin bitkinde annen babandı. Seni beslediler, büyümene yardımcı oldular, peki korudular mı? Koçanlarda bile 21–27 diş farkederken bitkisi onu 27 diş yapmaya çalışırken senin annen baban neden seni kollamadı, neden seni de kendi yollarında sürüklemek zorunda bıraktılar? Onlar gariban hayatı yaşadı diye seni de bu garibanlığa ittiler. Ya da onların garibanlığı senin bahanen mi oldu? Kolayına geldi, gariban hayatı seçtin, eşin de seninle çürüyüp gidiyor. Dünyaya insan olarak gelmişsin ama yaşamıyorsun. Çocukların peki ya, sen onları, ailenin seni ittiği gibi garibanlığa mı iteceksin, ya da senin senin garibanlığını bahane bilip seninle aynı hayatı mı yaşayacaklar? Neden düşüncelerinde açıklık yok ki senin, ne bi kahveye gidersin çay içmeye ne bi komşuya selam verirsin. Sahi ya onlarda sen garibansın diye seninle konuşmuyor değil mi? Acaba fırsatım var mıydı diye düşünmeye başlamışsın. Acaba yıllar öncesi başka bir yol var mıydı, ben mi seçmedim, yani bu hayatı ben mi seçtim.Bu benim kaderim mi, kaderimse önceden mi yazılı, ben kendim mi yazdım. Ama ben yazsam kendime böyle bir kader neden yazayım. Ağız tadıyla yaşamayı seçmek varken bir ekmeğe muhtaç yaşamayı seçer miydim? Benim babam seçer miydi? Bir an olsun değiştirebileceğin bile düşünmedin. Şimdi karşında tarlanın diğer ucunu görmüşken çıkıyorsun, ama girdiğinde şu an olduğundan daha iyiydin. Gerçekleri görmenin sana zor geldiğini düşünüyorsun. Artık tek beklentin yalnızlığınla kalmak ve bu yıllardır gelip gittiğin aynı sokaklardan yürümek. Tabi yollar da değişirse oraya da adım atabilmeyi göze alabilirsen.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.