AYDINLIĞA DOĞRU 2

 
Toplumsal suçlar, cinnetler, sapıklıklar ve her türlü olumsuzlukların eleştirisinde sağlıklı tahlil yapmak, ekonomi politiğin doğru okunmasına bağlıdır.
       Yaşanılan ve yaşanılacak olan her türlü ruhsal hastalık, toplum yönetiminin ve eğitiminin bilimsel yöntemlerin dışında gelişmesiyle doğrudan ilişkilidir.
       Yaşamın her görünümüne düşman bir neslin var olması ve gün geçtikçe daha da çığırından çıkması akıl dışı eğitim sisteminin(bağnaz, dindar, kindar) kurumsallaşmasının doğal sonucudur. Bu iktidar ve topluma egemen akıldışı kafa yapısıyla Cerenler, Özgecanlar ve daha niceleri katledilmeye  devam edecektir. Yazar Zülfü Livaneli'nin de tespitiyle :bu toplum hastadır; hastalık tespit edilmediğinde tedavi mümkün olamaz. Sosyal medyada fütursuzca " iyi olmuş,iyi ki öldürmüş" gibi kan donduran sözleri söyleyenler aramızdaki sıradan insan tipleridir. İktidarın nefret dili sıradan kişiliklerde zuhur etmiştir.17 yılda toplumsal suçlar katlanarak artmış ve sıradanlaşmıştır.  Aydınlanmanın ve çağdaşlaşmanın öncüsü Atatatürk'ün partisi CHP, sorunun çözümünü(İktidar bu sorunu çözemez) nefretci yobaz eğitimin yanlışlarının tahlilinde aramalıdır. Ancak, bilimsel, akılcı, paylaşımcı ve laik eğitim CHP'nin önceliği olmaktan çıkmıştır. İktidarın sunduğu olanaklarla sorunlara çare bulunamaz. Hastalığın tedavisi  önlenmesinden çok daha zordur.
   Nefretin ve yaşam düşmanlığının kaynağı dinci vakıf yurtlarının kapatılması için muhalefet partilerinin ve Sivil Toplum Örgütlerinin acilen harekete geçmesi gerekir.
Konuya ilişkin toplumsal farkındalığın oluşması için psikolog, pedagog ve ruh sağlığı uzmanlarının çözüm önerileri medya organlarında tekrarlanmalıdır.