Yörük Efe Gazetesi ®️ | Aydın Haberler

Ülke Sosyal Yaşamda Siyasette Ekonomide Eğitimde Adalette Güvence İstiyor

GENEL

Sınırlardan milyonlarca mülteciyi içeri alıp ekmeğini paylaşan devletimiz, yoksulluk ve açlık sınırı duvarlarını yıkan milyonlarca insanının ekonomik ve sosyal sorunlarını çözmelidir!

 Sınırlardan milyonlarca mülteciyi içeri alıp ekmeğini paylaşan devletimiz, yoksulluk ve açlık sınırı duvarlarını yıkan milyonlarca insanının ekonomik ve sosyal sorunlarını çözmelidir!

-Ülke içine düştüğü Finans ekonomisi cehenneminden kurtulmalıdır(Dolar, Rant, Faiz)

Fakiri daha fakir kılan, zengini alın teri dökmeden daha zenginleştiren Finans ekonomisi bu ülkenin ümüğünü sıkmadan, liberal ekonomiye dönmesinin zamanı gecikmeden dönmelidir!

On binlerce dolar zengini bu ülkede taş üstüne taş koymadan her gün ekmeğimizi daha küçültmeye devam ediyor! Rahat kazanç, sömürü düzeninin vazgeçilmez virüsüdür!

Memleketin, devlet eliyle yapılıp işetilmesi gereken tüm yatırımlarını yok pahasına ele geçiren kapital güçler, daha yok mu diyen karınları doymaz anlayışlarına, devlet tedbirleri ile dur deme zamanı gelmiştir!

-Ülkede Sosyal dengeler, sosyal devlet anlayışı ile kurmalıdır

 Sosyal devlet olma ilkesi; bir ülkede yaşayan sınıfların, sosyal refah düzeyinin yaşana bilir düzeyde olması demektir! .

 Yani bir aile istediğinde ayda bir; tiyatroya gidebilmeli, sinemaya gide bilmeli, ailesiyle yemeğe çıkıp ticari hayata katkısını koya bilmeli ya da yılda bir tatiline gidebilmeli! Sınıflar arasında uçurumların daha da büyümesi durdurulmalıdır!

Bu dengeler kurulamazsa; ülkede tolumun kutuplaşması önlenemez duruma gelir. Bu da kapitalist sistemin arayıp bulamayacağı bir durumdur!

Milletin istediği her vatandaşın insan gibi yaşam hakkının devlet eli ve sistemiyle sağlanmasıdır!

 Nasıl ve hangi şartlarda; 20 000 TL alan emekli maaşıyla mı, 28 000 TL alınan çalışan emekçinin açlık sınırının ve yoksulluk sınırının uçuştuğu düzeylerde mi? Enflasyonun TÜİK’e göre mi yoksa piyasa gerçeklerine göre neredeyse üçlü rakamlara dayanacak sınırlara yaklaşmış olduğu sınırlarda mı bu gerçek sosyal yaşam gerçeğini yaşaya bilecekler!

Bir elde hastaların sahipleri reçetelerle kapı kapı yetmedi ilçe ilçe ilaç arıyor, SMA’lı bir çocuğun kurtuluşu için valiliklerin para toplama izni için ne demeli Bir ülke vatandaşını diğer bir vatandaşın vereceği sadakaya bağlar mı? Bu mu sosyal devlet anlayışı? Bu mu vatandaşın canıyla malıyla devlet korumasında olması diye sormaz mı bu ülkenin vatandaşı?

Diğer taraftan yeni icat fakir fukara yaşam anlayışı; pazar sonu kalmış meyve, sebze almanın peşinde, kar kış demeden belediyelerin halk ekmek kuyruklarında, 100 TL daha ucuz belediye et satış tanzim noktalarında kış boran demeden sıra beklemede! Doğal gazı yaksam mı, elektriği kullansam mı diyerek matematik denklemlerini çöz meye çalışıyor fakir fukara! Derdi ay sonu bu matematiği elde ki eksi parayla nasıl çözeceğinin hesabını yapan halk; iyi biliyor ki bir ay çekmez elektrik ve doğal gaz faturalarını ödemeyenlerin Şar telleri birer birer inecek! Bu seferde askıda fatura dönemi başlayacak fakir fukara için! Kim fukara olmak ister? Ne günler yaşadı bakalım daha ne günler yaşayacak! Peki, yeni kuşak bu fakir fukaranın çocuğu olarak dünya ya gelmişse aynı kaderi paylaşıp hangi yoksulluk psikolojisiyle büyüyecekler! Mutlu kesimin çocukları, kodamanların çocukları Amerikalarda okurken! Bu millet ucuz ekmek kuyruğunda beklerken ağlayan amcayı, Pazar sonu kalmış meyveyi alan teyzeyi, tane tane, gramlarla alış veriş yapılan bu zamanları unutmayacak! Tarihinde doğal gazı kesintiye uğrayıp, taahhütlümüz var bu kısıtlama uzarsa halimiz nasıl olacak diyen koca tesislerin sahipleri olan sanayiciler bu soku nasıl atlatacaklar, daha yeni yeni dışarının güvenini kazanmaya başlamıştık diyen ihracatçıyı unutmayacak!

Eğitimde, sağlıkta, ekonomide, adalette uğradığımız zafiyetler derin izlerle uzun yıllar belleklerimizde yarattığı tahrifatın faturasıyla yaşayacak!

Toplumsal yaşamın ikilere bölündüğü, siyasetin ilkelerden uzaklaşıp seçim politikaları için nasıl kirletildiği, fakirliğin fukaralığın nasıl güncel yaşamın normallerinden sayıldığı, bir kesimin en gencinden en yaşlısına kadar refah içindeyken, aynı ülkenin çoğunluğunun yaşama tutunma savaşı içinde nasıl debelendiği akıllara kazıldı. Bu psikolojik yapılanma nasıl normale dönüşecek bunu yaşayarak görebilecek miyiz bilemiyoruz!

Bu sorunları yaşamamak ve ülkenin refah ve müreffeh bir yaşam sürmesi, içte dışta güvenirliği sağlama, tüm uluslararası ilişkileri ülke çıkarlarına duyarlıma, izlenen siyaset ve politikaların ülke ve millet yararına olmasını sağlama adına var olan hükümet ve muhalefet nelerle meşguller! Her zaman

milletin takdirini ve kabulünü kazanmış hükümet ve muhalefet sandığa giderken kendinden emin gide bilecekler mi? Yoksa seçim politikalarıyla uğraşıp, toplumsal kargaşa, algı yaratma derken en uç köşeden en başköşeye kadar seçim malzemesi yaratmak için ülke gerçeklerini ve sorunlarını örtüleme ve görmemezlik yâda erteleme politikalarına mı başvuruyor? İşte tüm bu hesapları fakir ve fukara yapacak! Canı yanmış iktidardan ve muhalefetten medet uman millet sandıkta hesaplaşacak! Günün gerçekleri fakirlik ve fukaralık düzeyinde halledilmez ekonomik ve sosyal yapının sorunlarıyla boğuşan bir millet yaratmışsa, kimin hangi seçim politikalarını yaratma yolunda koştuğunu, yaratılan gündemlerin artık faturaları ödeme adına yolda yürürken düşünen halkı ilgilendirmeyecek! Dalgın yürürken arabanın altında kalan fakiri fukarayı ilgilendirmeyecek!

Fakir Fukara varsa da yoksa da faturalarını nasıl ödeyeceğinin hesabını yaparken, okula giden çocuğuna hangi iaşeyi koyacak parayı nereden bulacağını yaparken ne hükümetin nede muhalefetin kavgalarını ciddiye almayacak, günü geldiğinde hesabı kendisi soracak!

Rahatsızız artık kaybedenlerle, kazanan siyasetçilerin seçim politikaları için dalaşmalarından. Rahatsızız artık bilimsel Laik eğitimden uzaklaşıp, şükürcü bir nesli yaratmanın peşinde olan eğitim sistemi geliştirilmesin den! Rahatsızız bugün dedikodu yok, bugün iyilik zamanı diyerek yaptıkları gerilim dolu söylemlerini unutanlardan. Rahatsızız toplumun barışık düzenini sağlama yerine, ayrıştırıcı politikaların üretilmesinden! Vesselam rahatsızız ülkenin geleceğini düşünülmeden , koltuk üzerinden yapılan siyasetten ve politikadan!

Ülkenin sorunu Fakir Fukaranın faturayı nasıl ödeyeceğiz sorunadır! Ülkenin sorunu ihracatı hedef alıp gaz ve enerji sorunu yaşayan ihracatçının, sanayicinin sorunudur! Ülkenin sorunu ayrışan iki ayrı toplum yapısında yok olan kardeşlik ve Anadolu kültürünün yozlaşması ve asimilasyona uğraması sorunudur! Ülkenin sorunu güvenirliğin kayıp olması sorunudur! Ülkenin sorunu ekonomik, sosyal yapı, eğitim, birçok konuda Avrupa ve dünyada gerilerde kalma sorunudur! Ülkenin sorunu bir olma, diri olma ve iri olma sorunudur!

HABER EDİTÖRÜ: ERDAL DEMİR

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.